ABD-İsrail ekseni ile İran arasında şubat ayı sonunda patlak veren ve küresel enerji piyasalarında tarihi bir şok yaratan Körfez savaşında diplomatik arka kapı diplomasisi hız kazanıyor. İran Silahlı Kuvvetleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakere iddialarını kamuoyu önünde sert bir dille yalanlamayı sürdürürken, üst düzey İranlı yetkililerin uluslararası haber ajanslarına sızdırdığı bilgiler Tahran'ın diplomatik önerileri değerlendirdiğine dair nadir işaretler sunuyor.
Görüşmelerin adresi Türkiye veya Pakistan olabilir
İranlı kaynakların Reuters'e teyit ettiği bilgilere göre, Pakistan yönetimi ABD'den gelen bir teklifi Tahran'a ileterek çatışmayı azaltmak adına arabuluculuk rolü üstlendi. Bu gizli teklifin en dikkat çekici yanı ise, olası barış görüşmeleri için mekan olarak doğrudan Türkiye ve Pakistan'ın işaret edilmesi oldu. Türk yetkililer de Ankara'nın savaşın başından bu yana ABD ile İran arasında mesajların iletilmesinde aktif bir rol oynadığını doğruluyor. Savaşın sona ermesi umudu, küresel piyasalarda hırpalanmış hisse senetlerine kısmi bir toparlanma getirirken, petrol fiyatlarındaki tansiyonu da bir miktar düşürdü.
15 maddelik plan ve sahadaki askeri gerçeklik
İsrail kabine kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, ABD'nin sunduğu 15 maddelik taslak plan; İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını kaldırmasını, balistik füze programını engellemesini ve bölgesel müttefiklere sağlanan finansmanı sonlandırmasını şart koşuyor. Trump'ın İran'ın sivil enerji sistemini vurma tehdidini ertelemesi piyasalara nefes aldırsa da, sahadaki gerçeklik diplomasi masasından oldukça uzak görünüyor. İsrail ordusu İran ve vekil güçlerine yönelik saldırı dalgasını sürdürürken, Pentagon'un bölgedeki 50 bin askere ek olarak 82. Hava İndirme Tümeni ve amfibi saldırı gemilerindeki binlerce deniz piyadesini Körfez'e sevk etmeye hazırlanması, çatışmaların uzun bir takvime yayılacağı endişesini diri tutuyor.
Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:
Türkiye ve Pakistan'ın Körfez krizinde arabulucu pozisyonuna evrilmesi, küresel enerji tedarikini kilitleyen çatışma ortamında kritik bir diplomatik tampon yaratmaktadır. Ancak Washington'un masaya getirdiği 15 maddelik planın içerdiği nükleer kapasitenin tasfiyesi ve vekil ağlarının (proxy) kesilmesi gibi maksimalist talepler, Tahran'ın mevcut savunma doktriniyle yapısal bir uyuşmazlık içindedir. Bu durum, arka kapı diplomasisine rağmen kısa vadeli ve kalıcı bir ateşkes ihtimalini son derece zayıf kılmaktadır.
Modellemelerimiz, Pentagon'un 82. Hava İndirme Tümeni gibi stratejik vurucu güçleri bölgeye sevk etmesini, ABD'nin Orta Doğu'da uzun vadeli bir caydırıcılık ve kuşatma mimarisi kurma hedefi olarak okumaktadır. Askeri yığınağın genişlemesi, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın yapısal bir hal almasına zemin hazırlayarak Brent petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) fiyatlamalarında jeopolitik risk priminin kalıcı bir taban oluşturmasına neden oluyor. Türkiye'nin müzakere masasına ev sahipliği yapma potansiyeli, Ankara'nın bölgesel jeopolitik ağırlığını ve diplomatik manevra alanını genişletse de; savaşın uzaması, net enerji ithalatçısı konumundaki Türk makroekonomisi üzerindeki ödemeler dengesi baskısını 2026 yılı boyunca canlı tutmaya devam edecektir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Körfez stratejik risk projeksiyonu ve diplomatik arabuluculuk analiziŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





