Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından başlatılan faiz indirim süreci, konut kredisi maliyetlerinde sınırlı da olsa geri çekilme yaratarak orta gelir grubunu yeniden harekete geçirdi. 2024 yılında yüzde 10,7’ye kadar gerileyen ipotekli satışların toplam içindeki payı, 2026 yılının Ocak-Şubat döneminde yüzde 19,1 seviyesine ulaştı.

Kredili satışlarda yüzde 29’luk büyüme

TÜİK verilerine göre, 2026 yılının ilk iki ayında Türkiye genelinde toplam konut satışları yıllık bazda sadece yüzde 0,6 artarken, banka kredisiyle alınan konut sayısı yüzde 29 artışla 45 bin 298 adede yükseldi. Özellikle Şubat ayında ipotekli satışların yıllık bazda yüzde 42,3 artış göstermesi, piyasadaki ertelenmiş talebin kredi kanalıyla geri döndüğünü teyit etti. Kredili satışların büyük bölümü 34 bin 245 adet ile ikinci el konutlarda gerçekleşti.

Jeopolitik riskler faiz rotasını zorluyor

Şubat sonunda ABD, İsrail ve İran hattında patlak veren sıcak savaş, küresel piyasalarda belirsizliği artırarak faiz indirim sürecinin devamlılığını riske attı. Mart ayında politika faizini sabit tutan TCMB’nin, tırmanan risk primi ve küresel enflasyonist baskılar nedeniyle sıkı duruşunu yeniden tahkim etme olasılığı, konut kredisi piyasasındaki toparlanma beklentisini gölgeliyor.

Yatırımcı tipi alıcıda altın tercihi sürüyor

Banka kredisi dışındaki finansman yöntemlerini tercih eden yatırımcı tipi alıcıların payı ise yüzde 80,8’e geriledi. 2025 yılından bu yana altın fiyatlarında yaşanan ralli, likit varlık tercihlerini gayrimenkulden değerli metallere kaydırdı. Uzmanlar, jeopolitik risklerin durulması halinde altındaki "servet etkisi"nin yeniden konut yatırımı olarak piyasaya dönebileceğini öngörüyor.

Konut piyasası verilerini makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:

ANALİZ:

Gayrimenkul piyasasında 2026 başı itibarıyla gözlemlenen ivme, "ikamet odağı"nın geri dönüşünü işaret ediyor. Kamu bankalarının sunduğu aylık %2,49 seviyesindeki seçili kredi paketleri, 1 milyon TL'lik bir kredide 3,1 milyon TL'lik bir toplam geri ödeme maliyeti yaratsa da, enflasyon beklentileri bu maliyeti rasyonalize etmeye devam ediyor. Ancak jeopolitik gerilimin tırmandırdığı risk primi (CDS), piyasada "faizlerin yeniden yükselme" endişesini tetikleyerek kredili satışlarda Mart ayı itibarıyla bir duraksama yaratabilir. Operasyonel performans açısından bakıldığında, konut stokunun erimesi için kritik eşik olan kredili satış payının %25 seviyesine ulaşması, mevcut savaş senaryosunda bir miktar gecikebilir. Yatırımcıların altın pozisyonlarını koruması, konut piyasasında "nakit kraldır" döneminin bir süre daha devam edeceğini ve fiyatlardaki reel artışın sınırlı kalacağını gösteriyor.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI

Jeopolitik gerilimin ipotekli konut satışlarındaki büyüme korelasyonuna etkisi

Emlak vergisinde 3 kat tartışması yargıya taşınıyor
Emlak vergisinde 3 kat tartışması yargıya taşınıyor
İçeriği Görüntüle

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.