Bursa’nın en değerli gayrimenkullerinden biri olan eski Carrefour arazisinde yürütülen projede hak sahibi olan onlarca kişi, Katılımevim genel müdürlüğü önünde eylem yaparak seslerini duyurmaya çalıştı. Atış Yapı ile yürütülen süreçte mağdur edildiklerini belirten grup, KTLEV yönetiminden somut bir açıklama ve çözüm bekliyor. İvme kazanan bu gerginlik, gayrimenkul finansmanı modeline olan güveni de test ediyor.
#ktlev Bursa’da yer alan ve Carrefour arazisi olarak bilinen arazide Atış Yapı ile yürütülen prpjede mağduriyet yaşayan hak sahipleri Katılımevim genel müdürlüğü önünde eylem yaptı. pic.twitter.com/i4YdJRghf2
— PİYASA HABER (@Piyasa_Haber) January 15, 2026
Gizlilik kararı ve şeffaflık krizi
Hukuki süreçte dosyaya getirilen gizlilik kararı, hak sahiplerinin bilgi edinme hakkını kısıtlarken belirsizliği tırmandırıyor. KTLEV tarafından yapılan "organik bir bağımız yok" yönündeki resmi açıklamalar, eylem yapan kitle tarafından ikna edici bulunmuyor. Şirketin satışlardan önceden haberdar olduğu ancak konkordato öncesi süreçte kamuoyunu aydınlatmadığı iddiaları, SPK ve BİST nezdinde ciddi bir güven erozyonuna yol açıyor.
Finansal risklerin boyutu büyüyor
Katılımevim üzerinden ipotekli hizmet alan kullanıcıların da bu krizden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenme riski bulunuyor. Analizler, şirketin son ana kadar bildirimde bulunmamasının yatırımcıların opsiyon alma kabiliyetini engellediğini gösteriyor. Mevcut 2026 piyasa koşullarında, bu tür operasyonel risklerin finansal tablolar üzerindeki olası baskısı, sektör genelinde denetimlerin sıkılaşmasına neden olabilir.




