Orta Doğu’da 2026 yılının en büyük askeri kırılması olarak kayıtlara geçen ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava harekatında, operasyonun takvimi ve nihai hedefleri netleşmeye başlıyor. Cumartesi günü Tahran’a düzenlenen ve İran dini lideri Ali Hamaney’in ölümüyle sonuçlanan saldırıların ardından, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’dan harekatın süresine dair kritik bir açıklama geldi. Fox News kanalında konuşan Netanyahu, çatışmanın "sonsuz bir savaş" olmadığını ve bölgedeki önceki savaşlar gibi yıllarca sürmeyeceğini savundu.

ABD Başkanı Donald Trump ise operasyonun başlangıcında dört ila beş haftalık bir takvim öngörürken, son açıklamalarında ucu açık bir savaşın gerekliliğine vurgu yaparak daha temkinli bir ton kullanmaya başladı. Trump’ın başlangıçta İran halkına "ülkenizi geri alın" diyerek rejim değişikliği imasında bulunması, yerini İran’ın nükleer kapasitesini ve balistik füze programını engelleme hedefine bıraktı.

Kamuoyu ve stratejik hedefler arasındaki denge

ABD içerisinde operasyona yönelik toplumsal destek oldukça sınırlı kalıyor. Reuters/Ipsos tarafından hafta sonu gerçekleştirilen ankete göre, Amerikalıların yalnızca %25’i İran’a yönelik askeri müdahaleyi onaylıyor. Irak ve Afganistan tecrübeleri, Washington’ın yabancı topraklardaki askeri varlığına yönelik şüpheleri artırırken, Netanyahu bu operasyonun İran halkının kendi hükümetini devirmesi için uygun zemin yaratacağını iddia ediyor.

Netanyahu, mevcut askeri baskıyı sadece bir güvenlik operasyonu değil, aynı zamanda İsrail ve Suudi Arabistan dahil olmak üzere bölgede kalıcı bir barışın tesisi için tarihi bir fırsat olarak nitelendiriyor. Ancak bölgedeki ABD üslerine yönelik füze saldırıları ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, operasyonun "hızlı ve kararlı" bir şekilde sonuçlanıp sonuçlanmayacağı konusundaki soru işaretlerini güçlendiriyor.

Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:

ANALİZ:

Netanyahu ve Trump cephesinden gelen "zaman çizelgesi" farklılıkları, piyasalar üzerindeki jeopolitik risk priminin vadesini belirleyen temel unsurdur. Başlangıçta 4-5 hafta olarak öngörülen sürenin "belirsiz" bir sürece evrilme ihtimali, emtia piyasalarındaki volatiliteyi kalıcı hale getirmektedir. Operasyonun odağının rejim değişikliğinden nükleer/füze engellemesine kayması, askeri harekatın sadece derinlikli hava saldırılarıyla sınırlı kalmayıp uzun vadeli bir yıpratma stratejisine dönüşebileceğine işaret ediyor.

Piyasalar için "hızlı sonuç" senaryosu hala masada olsa da, ABD kamuoyundaki %25’lik düşük destek oranı Trump yönetimini operasyonun maliyetini ve süresini daraltmaya zorlayabilir. Ancak Hürmüz Boğazı gibi kritik lojistik hatların kapalı kalması, operasyonun süresinden bağımsız olarak küresel ekonomide stagflasyonist bir süreci tetikleme riski taşımaya devam etmektedir.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
İran operasyonu takviminin küresel piyasa fiyatlamalarına etkisi

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

Deprem konutları için dörtte bir fiyatına ödeme fırsatı
Deprem konutları için dörtte bir fiyatına ödeme fırsatı
İçeriği Görüntüle

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.