Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Orta Doğu'da tırmanan gerilimin bölge ülkelerinin kredi profilleri üzerindeki etkilerine dair kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Analistler, bölge devletlerinin genellikle kısa süreli şokları emebilecek finansal esnekliğe sahip olduğunu ifade ederken, mevcut ABD-İsrail-İran geriliminin seyrine dair belirsizliğin "en büyük risk" olduğunu vurguladı.

Raporda, 2026 yılının ilk çeyreğinde gözlemlenen askeri hareketliliğin ve stratejik saldırıların, Haziran 2025’teki gerilimden çok daha geniş çaplı bir etki yarattığına dikkat çekildi. Çatışmanın sadece askeri alanda kalmayıp ekonomik can damarlarına sıçraması, derecelendirme kuruluşu tarafından "negatif izleme" gerektiren bir durum olarak tanımlandı.

Enerji ihracat kanalları mercek altında

Trump'tan İran'a görülmemiş güç tehdidi
Trump'tan İran'a görülmemiş güç tehdidi
İçeriği Görüntüle

Fitch, kredi notları üzerinde baskı yaratabilecek en kritik unsurun enerji ihracat altyapısında oluşabilecek kalıcı hasarlar olduğunu belirtti. Özellikle Hürmüz Boğazı ve ana rafineri tesislerine yönelik tehditlerin, bütçe gelirleri ve döviz rezervleri üzerinde doğrudan tahribat yaratabileceği kaydedildi. Kuruluş, temel senaryolarının yüksek belirsizlik taşıdığını ve enerji akışındaki uzun süreli kesintilerin bölge genelinde not indirimlerini tetikleyebileceğini ifade etti.

Belirsizlik temel senaryoyu zorluyor

İran hükümetinin uzun vadeli stratejik yönelimi ve bölgesel güvenlik mimarisi üzerindeki etkisi, kredi derecelendirmeleri için "gri alan" olarak nitelendiriliyor. Fitch analistleri, çatışmaların uzamasının veya stratejik enerji tesislerine kalıcı zarar verilmesinin, Orta Doğu ülkelerinin borç geri ödeme kapasitelerini zayıflatabileceği uyarısını yineledi. Mevcut mali tamponların bir noktaya kadar koruma sağladığı, ancak 2026 projeksiyonlarının bu tamponların erime hızına göre yeniden şekilleneceği belirtildi.