ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırıyı Türkiye’nin olası askerî konuşlanmasına bağlayan istihbaratını Washington’un doğrulamadığını açıkladı. Barrack’a göre İsrail’in paylaştığı bilgi ABD istihbarat kurumlarınca incelendi ve Türkiye’nin üsse askerî kapasite taşıdığı iddiasını destekleyen bir sonuca ulaşılamadı.

Açıklama, 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib bölgesindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef alan saldırının gerekçesi konusunda Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş farkını görünür hale getirdi. İsrail Başbakanlık Ofisi saldırı sonrasında, Suriye’nin Türkiye’ye üs bölgesinde askerî konuşlanma imkânı sağlayarak güvenlik düzenini ihlal etmenin eşiğine geldiğini savunmuştu.

Reel kesim güveni arttı, kapasite kullanımı geriledi
Reel kesim güveni arttı, kapasite kullanımı geriledi
İçeriği Görüntüle

Barrack ise İsrail’den Washington’a ulaştırılan istihbaratın ABD kurumlarınca incelendiğini, ancak iddianın doğru olduğunun teyit edilemediğini söyledi. ABD’li diplomat ayrıca ne Washington’un ne de Ankara’nın saldırıdan önceden haberdar edildiğini belirtti. Barrack’ın değerlendirmesi, saldırının dayanağı olarak sunulan istihbarat ile ABD’nin sonradan yaptığı inceleme arasında doğrudan bir ayrım oluşturdu.

EBU ZUHUR DOSYASI
Gerekçe tartışmasının üç aşaması
14 AĞUSTOS 2026
İsrail’in kaygısı Şam’a iletildi

Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani arasındaki görüşmede Türkiye’nin askerî faaliyetleri gündeme geldi.

18 AĞUSTOS 2026
Ebu Zuhur hava saldırısıyla vuruldu

İsrail savaş uçakları pist ve depolama alanlarını hedef aldı. Suriye kaynakları sekiz saldırı düzenlendiğini ve can kaybı olmadığını bildirdi.

22 AĞUSTOS · ABD İNCELEMESİ
Türkiye iddiası doğrulanmadı

Barrack, İsrail’in Washington’la paylaştığı Türkiye’ye ilişkin istihbaratın ABD kurumlarınca doğrulanmadığını açıkladı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise saldırının sağlam istihbarata dayandığını savundu.

Kaynak: Financial Times röportajı · Reuters · Türkiye Dışişleri Bakanlığı · 14-22 Ağustos 2026

endeks24.com

İsrail saldırının arkasında duruyor

Barrack’ın açıklamasına karşı İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Ebu Zuhur’a yönelik saldırının sağlam istihbarata dayandığını ve gerekli uyarıların yapıldığını savundu. Barrack ise saldırının bildirilmediği yönündeki görüşünü korudu. ABD’li diplomat, İsrail ordusu, Mossad ve siyasi yönetim arasında bir iletişim sorunu yaşanmış olabileceğini de dile getirdi.

Financial Times’a konuşan Barrack, Türkiye’nin Ebu Zuhur’a askerî kapasite yerleştirdiğine ilişkin kanıt görmediğini ve saldırının iki ülkeyi doğrudan çatışmaya yaklaştırabilecek bir risk yarattığını söyledi. Barrack daha önce de saldırıyı bölgesel istikrar açısından gereksiz bir tırmanma olarak değerlendirmişti.

Ankara ve Şam kalıcı üs iddiasını reddetti

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 18 Ağustos tarihli açıklamasında Ebu Zuhur’a yönelik saldırıları güçlü şekilde kınadı ve İsrail’in Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirtti. Ankara, saldırı öncesinde üste Türk personel bulunduğu ve kalıcı askerî konuşlanma hazırlığı yapıldığı yönündeki iddiaları da reddetti.

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani de İsrail tarafına Ebu Zuhur’da kalıcı bir Türk askerî üssü kurulmasının planlanmadığının saldırıdan önce iletildiğini söyledi. Böylece saldırının öncesine ilişkin Şam’ın anlatımı ile Barrack’ın son açıklaması aynı noktada kesişti: Türkiye’nin üsse kalıcı askerî kapasite taşıdığına ilişkin İsrail iddiası taraflarca doğrulanmış değil.

Ebu Zuhur’daki zamanlama, Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye geriliminin askerî yanlış hesaplama riskine dönüşebileceğini de gösterdi. Endeks24’ün Türk heyetinin üs ziyaretinin ardından yaşananları ele alan önceki haberinde, Şam’ın kalıcı Türk konuşlanması planını saldırıdan önce reddettiği ve üssün Suriye kontrolünde kalacağını bildirdiği aktarılmıştı.

ABD’nin İsrail kaynaklı istihbaratı doğrulamaması, Ebu Zuhur tartışmasını yalnızca bir askerî konuşlanma başlığı olmaktan çıkarıp saldırının karar süreci ve taraflar arasındaki istihbarat paylaşımına ilişkin yeni bir diplomatik sorun haline getirdi.

Washington saldırının ardından Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yanlış anlamaları ve doğrudan askerî karşılaşma riskini azaltacak daha güçlü bir çatışmasızlık mekanizması üzerinde çalışıyor. Ebu Zuhur’un yeniden faaliyete geçirilme biçimi ve Türkiye’nin Suriye’nin savunma kapasitesine vereceği desteğin kapsamı, Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerilimin sonraki aşamasında izlenecek başlıklar arasında olacak.