Ortadoğu'da enerji arzını ve küresel ticaret yollarını tehdit eden çatışma ortamına karşı bölgesel güçler inisiyatif alıyor. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da Pazar günü başlayacak olan iki günlük zirve, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanlarını bir araya getiriyor. ABD ve İran arasındaki olası müzakereler için potansiyel bir zemin hazırlamayı hedefleyen zirvede, krizin başından bu yana aktif bir arabuluculuk yürüten Türkiye'nin diplomatik manevraları kilit bir rol oynuyor.

Abu Dabi'ye balistik füze saldırısı beş kişi yaralandı
Abu Dabi'ye balistik füze saldırısı beş kişi yaralandı
İçeriği Görüntüle

Hakan Fidan'dan "eyleme geçirilebilir adım" vurgusu

Türkiye'nin zirvedeki stratejisi, çatışmanın küresel ekonomide daha fazla yıkım yaratmadan önce somut çözüm yolları üretmek üzerine kurulu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, A Haber'e yaptığı açıklamalarda toplantının amacını net bir şekilde ortaya koyarak, "Bu savaştaki müzakerelerin nereye gittiğini, bu dört ülkenin durumu nasıl değerlendirdiğini ve neler yapılabileceğini tartışacağız. Amacımız gerilimi azaltmaya yönelik bir mekanizma oluşturmak" ifadelerini kullandı. Fidan ayrıca İstanbul'da katıldığı bir konferansta, dünyanın yeni "polisantrik (çok merkezli) sisteminin" hayati enerji ve ticaret yollarını korumak için acil bir çözüm gerektirdiğini vurgulayarak, zirvenin eyleme geçirilebilir adımlar atması gerektiğinin altını çizdi.

ABD'nin 15 maddelik planı ve arabuluculuk çıkmazı

Diplomatik kulislerde, Washington ile Tahran arasındaki doğrudan iletişimsizliği aşmak için Türkiye ve Pakistan'ın yoğun çaba sarf ettiği belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump, görüşmelerin "çok iyi" gittiğini iddia etse de, Tahran yönetimi Washington ile doğrudan masaya oturmayı şu an için reddediyor. ABD'nin Pakistan üzerinden ilettiği ve İran'ın nükleer programını tasfiye etmekten Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü devretmeye kadar uzanan 15 maddelik barış önerisi, İranlı yetkililer tarafından "tek taraflı ve adaletsiz" bulunarak incelenmeye devam ediliyor. Öte yandan İranlı kaynaklar, olası bir müzakerenin yalnızca Türkiye veya Pakistan ev sahipliğinde gerçekleşebileceğinin sinyallerini veriyor.

Bölgesel barış arayışlarını makroekonomik ve jeopolitik rasyolarımızla incelediğimizde, şu kritik başlıklar öne çıkıyor:

ANALİZ:

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan'ın oluşturduğu "Dörtlü İnisiyatif", salt bir diplomatik çaba olmanın ötesinde, küresel tedarik zincirini ve enerji güvenliğini korumaya yönelik jeo-ekonomik bir zorunluluktur. Bu dört ülkenin ortak özelliği; Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi kritik deniz ticaret yollarındaki aksamalara ve 110 doları aşan petrol fiyatlarına karşı en yüksek makroekonomik hassasiyete sahip olmalarıdır. Türkiye'nin vurguladığı "polisantrik sistem", kriz çözümlerinde tek kutuplu dayatmalar yerine bölgesel aktörlerin masada olduğu bir mimariyi zorunlu kılmaktadır. Eğer Türkiye'nin ve müttefiklerinin açtığı bu diplomatik arka kanal (back-channel) üzerinden ABD-İran ateşkesi sağlanabilirse; bu durum Türkiye'nin jeopolitik risk priminde (CDS) hızlı bir geri çekilme yaratacak ve Borsa İstanbul'da ulaştırma ile sanayi endeksleri üzerindeki enerji maliyeti baskısını doğrudan hafifletecektir. Tahran'ın olası müzakereler için Türkiye'yi güvenilir bir lokasyon olarak işaret etmesi, Ankara'nın bölgesel "güvenli liman" (safe haven) statüsünü tahkim etmektedir.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Türkiye'nin diplomatik arabuluculuk rolünün jeopolitik ve ekonomik etkileri

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK: https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.