İran, ABD’nin yeni ekonomik baskı hazırlığı öncesinde Hürmüz Boğazı üzerindeki restini petrol sevkiyatının geneline taşıdı. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Washington’un ekonomik kampanyasına katılan ülkeleri uyarırken Hürmüz dışındaki petrol nakil güzergâhlarının da karşılık kapsamına girebileceği mesajını verdi.
Rızai, İran devlet televizyonunda yayımlanan açıklamasında ABD’nin tutumunu değiştirmediği ve yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını söyledi. İranlı yetkili, Tahran’a yönelik ekonomik kısıtlamalara katılan ülkelerin düşmanca hareket etmiş sayılacağını belirterek baskının yalnız boğazdaki geçişlerle sınırlı kalmayabileceğini ifade etti.
Çıkış, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın İran’a yönelik yeni yaptırım paketinin ayrıntılarını 24 Ağustos Pazartesi günü açıklamaya hazırlanmasıyla aynı döneme denk geldi. Bessent, paketi İran’a karşı şimdiye kadarki en sert yaptırım adımı olarak tanımladı. Washington’un hedefinde İran’ın petrol ticareti ile bu ticareti sürdüren şirketler ve finansal ağlar bulunuyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre bu hacim küresel petrol sıvıları tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine eşdeğerdi.
İki ülkenin Hürmüz’ü aşabilen boru hatlarının birlikte sağlayabileceği tahmini kapasite. Boğazdaki toplam akışın yalnız bir bölümünü ikame edebiliyor.
Kaynak: ABD Enerji Enformasyon İdaresi · 2025 ilk yarı
Trump’ın harita paylaşımı gerilimi sertleştirdi
ABD Başkanı Donald Trump, 18 Ağustos’ta Truth Social hesabında Hürmüz Boğazı’nı “Yeni ABD Toprağı” olarak gösteren bir haritayı yeniden paylaştı. Trump birkaç gün önce de boğazı ABD toprağı ilan edebileceğini söylemişti. Sosyal medya paylaşımı boğazın hukuki statüsünde herhangi bir değişiklik yaratmıyor, ancak Washington’un kontrol iddiasını siyasi söylem düzeyinde daha ileri taşıyor.
Tahran ise boğazın statüsünden çok fiilî geçiş koşullarını öne çıkarıyor. Kpler gemi takip verilerinde 20 Ağustos Perşembe günü Hürmüz’den yalnız yedi emtia gemisi geçti. Bu sayı bir önceki günün yarısıydı ve geçişler arasında çok büyük ham petrol tankeri veya LNG tankeri bulunmuyordu. Transponderini kapatan gemiler bu sayımlara girmediği için veri bütün trafiği göstermiyor.
İran’ın 22 Ağustos’ta bazı Irak petrol tankerlerine özel geçiş izni vermesi de boğazdaki akışın tamamen durmuş olmaktan çok seçici ve siyasi izinlere bağlı bir yapıya dönüştüğünü gösterdi. Irak, Hürmüz üzerindeki baskı nedeniyle Ceyhan, Baniyas ve Akabe üzerinden alternatif ihracat hatlarını genişletmeye çalışıyor.
Yeni yaptırımların odağında İran petrolü ve Çin var
ABD’nin yeni ekonomik baskı hamlesi İran’ın petrol gelirlerini ve dış ticaret ağlarını daraltmayı hedefliyor. Kpler verilerine dayanan son değerlendirmelerde Çin, İran’ın deniz yoluyla ihraç ettiği petrolün yüzde 80’den fazlasını alan ana pazar konumunda. Bu nedenle Washington’un üçüncü ülkelerdeki alıcı ve aracılara uzanacak yaptırımları, Hürmüz gerilimini doğrudan Asya enerji ticaretine bağlayabilir.
Beyaz Saray’ın 6 Şubat tarihli kararı, İran’dan doğrudan veya dolaylı mal ya da hizmet alan ülkelerin ABD’ye ihracatına ek gümrük vergisi uygulanabilmesi için bir mekanizma kurdu. Oranın ülke bazında belirlenebilmesi, yaptırım baskısının yalnız İran şirketleriyle sınırlı kalmayabileceği anlamına geliyor.
Hürmüz’ün küresel enerji sistemi açısından kırılganlığı da bu restleşmenin piyasa etkisini büyütüyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi, 2025’in ilk yarısında boğazdan günlük ortalama 20,9 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçtiğini hesaplıyor. Aynı kurum, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz’ü baypas edebilen boru hatlarının birlikte yaklaşık 4,7 milyon varil/gün kapasite sağlayabildiğini belirtiyor.
Bu fark, İran’ın petrol akışının başka güzergâhlarını da hedef alan söyleminin neden yalnız bölgesel bir güvenlik başlığı olmadığını gösteriyor. Boğazdaki geçişlerin düşük kalması ve alternatif kapasitenin sınırlı olması, navlun, sigorta ve enerji fiyatlarında risk priminin kalıcılaşmasına zemin hazırlıyor.
Endeks24’ün Hürmüz tanker trafiğindeki son sert düşüşü izleyen haberinde Kpler kayıtlarında geçişlerin savaş öncesi seviyelerin çok altında kaldığı aktarılmıştı. Yeni İran açıklaması, bu trafik sorununun artık Washington’un yaptırım hamlesiyle birlikte daha geniş bir petrol arzı riskine dönüşebileceğini gösteriyor.




