İran parlamentosu, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarını resmileştirmeyi ve stratejik su yolunu bir gelir kapısına dönüştürmeyi hedefleyen kritik yasa tasarısını hazırladı. Yeni düzenleme, boğazı kullanan "düşman olmayan" ülkelerin gemilerinden her geçiş için yaklaşık 2 milyon dolar tutarında bir ücret talep edilmesini içeriyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, ABD ve İsrail’in saldırıları sonrası Tahran’ın bu hamleyle bölgedeki kontrolünü kanıtladığını ifade etti.

Söz konusu "yeni rejim" önerisi, küresel denizcilik sektöründe ve enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. Normal şartlarda günlük 20 milyon varil petrolün geçtiği boğazdaki trafik, savaş ve güvenlik endişeleri nedeniyle halihazırda durma noktasına gelmişti. Tahran, bu yeni vergilendirme sistemiyle yıllık bazda Süveyş Kanalı gelirleriyle yarışacak, yaklaşık 10 milyar dolarlık bir ek kaynak yaratmayı planlıyor.

G7 ve ABD'den sert hukuk uyarısı

Orta Doğu gerilimi Türkiye ve Kıbrıs turizmini vurdu
Orta Doğu gerilimi Türkiye ve Kıbrıs turizmini vurdu
İçeriği Görüntüle

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Fransa'daki G7 toplantısında yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz’ü bir "haraç sistemine" dönüştürme girişiminin uluslararası hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğunu vurguladı. G7 ülkeleri, seyrüsefer serbestisinin ihlal edildiğini belirterek ortak bir deklarasyon yayımladı. Ancak sahadaki veriler, bazı gemi operatörlerinin güvenli geçiş için gayriresmi ödemeler yapmaya başladığını gösteriyor.

Enerji piyasalarında "Hürmüz Primi" fiyatlanıyor

Hürmüz Boğazı’nın efektif olarak bir "ücretli geçiş koridoru" haline getirilmesi, Brent petrol fiyatlarını 112 dolar seviyesinin üzerine taşıdı. Uzmanlar, bu durumun küresel enerji maliyetlerinde kalıcı bir yapısal artışa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Çatışmaların ortasında kalan lojistik devleri ise sigorta primlerindeki aşırı artış ve yasal belirsizlikler nedeniyle rotalarını Ümit Burnu'na kaydırmaya devam ediyor