Türkiye'nin ayakkabı perakendecilerinden FLO, halka arz sürecinin en kritik virajındayken tüketicilerden gelen ağır suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Şirketin amiral gemisi markaları Polaris, Lumberjack ve İnci üzerinden yoğunlaşan şikayetler; ürünlerin vaat edilen teknik özellikleri karşılamadığı ve etiketleme mevzuatına aykırı hareket edildiği noktalarında birleşiyor. 2026 yılı halka arz takviminde SPK tarafından onay alması beklenen şirketin, bu itibar riskini nasıl yöneteceği yakından takip ediliyor.

Materyal illüzyonu ve deri kalitesindeki dökülmeler

Tüketiciler tarafından dile getirilen en ciddi iddialardan biri, "hakiki deri" ibaresiyle satılan ürünlerin yüzeyindeki polimer kaplamaların çok kısa sürede dökülmesidir. Özellikle Polaris gibi konfor odaklı markalarda, ürünlerin kullanımın henüz ilk aylarında yapısal bütünlüğünü kaybederek "buruşuk karton" formuna dönüştüğü rapor ediliyor. Satış noktalarından alınan bot ve ayakkabılarda, deri yüzeyin altından kalitesiz astar materyallerinin çıkması, tüketici nezdinde "pahalı yanıltılma" algısını güçlendiriyor.

Savur GYO halka arzında talep toplama tarihleri netleşti
Savur GYO halka arzında talep toplama tarihleri netleşti
İçeriği Görüntüle

Fonksiyonel vaatlerin saha performansı ile çelişkisi

Şirketin pazarlama stratejilerinde öne çıkan "su geçirmez" (Waterproof) ve "dayanıklı" ifadeleri, saha performansıyla ciddi bir tezat oluşturuyor. US Polo ve Proshot modellerinde, ilk yağmurda su alma vakalarının sistematik hale geldiği iddia ediliyor. Harley Davidson gibi yüksek fiyatlı segmentlerde bile kauçuk karışımlarının standart altı kalması nedeniyle yaşanan taban yarılmaları, maliyet odaklı materyal seçiminin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Lumberjack çanta koleksiyonlarındaki metal aksamların bir ay içinde kararması ise kalite zafiyetinin ayakkabı dışı kategorilere de sirayet ettiğini gösteriyor.

Mevzuata uyumsuzluk ve analiz süreci eleştirileri

Türkiye'deki "Ayakkabı Malzemelerinin Etiketlenmesi Yönetmeliği"ne göre, ana materyallerin en az %80 oranında belirtilmesi zorunluluğunun ihlal edildiği öne sürülüyor. Haziran 2025’te yürürlüğe giren yeni nesil etiketleme kurallarına rağmen, hayvansal menşe belirsizliğinin sürmesi hukuki bir risk teşkil ediyor. Öte yandan, tüketicilerin ürün inceleme birimlerine (analiz) gönderdiği kusurlu ürünlerin, yapısal kalıp hatalarına rağmen "kullanıcı hatası" olarak geri çevrilmesi, kurumsal bir direnç olarak yorumlanıyor.

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.