Borsa İstanbul'da bazı şirket sahiplerinin pay fiyatlarını yapay yollarla yönlendirip ardından kendi paylarını sattığı yönündeki iddialar, sosyal medyada yeniden geniş bir tartışma başlattı. Çok sayıda yatırımcının dile getirdiği eleştirilerin merkezinde, denetim mekanizmasının yeterince caydırıcı olmadığı ve faturanın küçük yatırımcıya kesildiği savı bulunuyor. Oysa kamu otoritesi son bir yılda peş peşe operasyon ve rekor düzeyde para cezasıyla tabloyu değiştirmeye çalışıyor.
Sosyal medyadaki iddialar
Yatırımcı kullanıcıların paylaşımlarında öne çıkan iddiaya göre kimi şirket patronları, "tahtacı" olarak adlandırılan kişilerle anlaşarak hisse fiyatlarını yukarı taşıyor, sonra kurumsal yatırımcılara yüksek iskontolu satışlar ya da "köprü satışı" gibi yöntemlerle kendi paylarını elden çıkarıyor. Şirketin gidişatı bozulmadan önce sahibinin ve üst yönetimin durumu görüp satış yapmasının içeriden öğrenenin ticareti kapsamına girebileceği de ileri sürülüyor. Bu ifadeler bir piyasa görüşü niteliğinde; belirli bir şirket ya da kişi hakkında somut bir suçlama içermiyor.
Eleştirilerin bir başka boyutu yaptırımın muhatabıyla ilgili. Yatırımcılara göre şirketin doğrudan cezalandırılması küçük pay sahibine de zarar verdiği için sermayeyi eriten yöneticilerin bedeli şahsen ödemesi gerekiyor. Kazançların yurt dışına aktarılmasının Türk lirası üzerindeki baskıyı ve enflasyonla mücadelenin zorluğunu artırdığı da savunulan görüşler arasında.
Son bir yılda art arda operasyonlar
Eleştirilerin aksine, kamu otoritesinin son bir yılda manipülasyon dosyalarında belirgin biçimde hareketlendiği görülüyor. Şubat 2025'teki ihbarlarla başlayan süreç, art arda gözaltı operasyonları, rekor bir para cezası ve nihayetinde 41 sanıklı bir iddianameye uzandı.
Cezai yaptırım tarafındaki en çarpıcı adım Ekim 2025'te geldi. SPK, tamamlanan incelemeler sonucunda 19 kişiye toplam 2 milyar 30 milyon lira idari para cezası uyguladı; bu tutar borsa tarihindeki en büyük toplu yaptırım olarak kayıtlara geçti. Soruşturmanın hukuki boyutu ise Nisan 2026'da 41 sanıklı iddianameyle yeni bir aşamaya taşındı. Süreç kapsamında 13 Kasım 2025'te çok sayıda şirkete TMSF kayyum olarak atandı.
SPK'da yönetim değişti
Tartışmaya zamanlama açısından eşlik eden bir gelişme de kurum yönetiminde yaşandı. 9 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararla Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı'na, görevi bırakan başkanın yerine İkinci Başkan Mahmut Sütcü atandı; İkinci Başkanlığa Ahmet Aksu, üyeliğe Yusuf Sünbül getirildi. Sosyal medyadaki paylaşımlarda, yeni yönetimin bu tür sorunların çözümünde daha kararlı adımlar atması beklentisi sıkça dile getiriliyor.
Manipülasyon ve içeriden öğrenenin ticareti, sermaye piyasası mevzuatında yasaklanmış fiiller arasında yer alıyor ve denetim yetkisi SPK'da bulunuyor. Yatırımcıların ortak beklentisi ise yaptırımların yalnızca para cezasıyla sınırlı kalmaması ve sürecin sonuna kadar takip edilmesi yönünde toplanıyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Haberde aktarılan kişisel görüşler sosyal medyadaki yatırımcılara aittir ve bağımsız olarak teyit edilmemiştir; operasyon ve ceza bilgileri kamuya açık haber kaynaklarına dayanmaktadır. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





