Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan “Gemi Acenteleri Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte denizcilik sektöründe faaliyet gösteren acentelerin çalışma esasları, yeterlilik kriterleri ve denetim mekanizmaları yeniden düzenlendi.
Yönetmeliğe göre gemi acenteleri, hizmet verdikleri gemi tipleri ile faaliyet alanlarına göre A, B ve C olmak üzere üç farklı sınıfta değerlendirilecek. Her sınıf için ayrı yetki belgesi zorunluluğu getirildi. Yetki belgeleri, belirlenen faaliyet bölgelerinde 5 yıl süreyle geçerli olacak ve süre sonunda uygunluk denetimine tabi tutularak yenilenecek.
Yeni sistem kapsamında acentelere yönelik sermaye şartları da yeniden belirlendi. Buna göre A sınıfı acenteler için en az 5 milyon TL, B sınıfı için 1 milyon TL ve C sınıfı için 500 bin TL sermaye zorunluluğu getirildi. Şube açılması halinde ise her şube için ek sermaye şartı uygulanacak.
Yetki belgesi ücretleri de yönetmelikte netleştirildi. A sınıfı belge ücreti 300 bin TL, B sınıfı belge ücreti 200 bin TL ve C sınıfı belge ücreti 150 bin TL olarak belirlendi. Şube yapılanmalarında ilave sermaye zorunluluğu da dikkat çeken düzenlemeler arasında yer aldı.
Yönetmelikte yer alan sorumluluk ve yasaklara aykırı davranan acenteler ile personele 10 bin TL ile 400 bin TL arasında değişen idari para cezaları uygulanabilecek. Uygunsuzlukların devam etmesi halinde ise acentelerin faaliyetlerinin belirli süreyle askıya alınabileceği belirtildi.
Sektörde kurumsallaşma hedefi öne çıkıyor
Yeni düzenleme, özellikle kurumsal yapı ve finansal yeterlilik kriterlerini öne çıkararak sektörde daha yüksek standartlı bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Deniz ticaretindeki operasyonel risklerin azaltılması, liman süreçlerinin standardize edilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması düzenlemenin temel amaçları arasında gösteriliyor.
Sektör temsilcileri açısından en dikkat çekici başlıklar ise sermaye yeterliliği ve belge maliyetleri oldu. Özellikle küçük ve orta ölçekli acenteler açısından yeni finansal yükümlülüklerin sektörde konsolidasyon eğilimini hızlandırabileceği değerlendiriliyor.
Piyasa tarafında düzenlemenin kısa vadede operasyonel maliyetleri artırabileceği, orta vadede ise daha kurumsal ve denetlenebilir bir sektör yapısı oluşturabileceği yorumları öne çıkıyor.
Regülasyon modellemeleri sektörde ölçek ekonomisinin belirleyici hale gelebileceğine işaret ediyor.




