Pasifik Okyanusu'nda oluşmaya başlayan El Nino dalgası yalnızca uzak coğrafyaların değil, Türkiye'nin de gündemine girdi. NOAA, 11 Haziran'da yayımladığı son tanı raporunda El Nino koşullarının resmen başladığını ve kuzey yarımküre kışına kadar güçleneceğini teyit etti; iklim uzmanları Türkiye'yi bekleyen riskleri bölge bölge sıralamaya girişti.
%63NOAA'nın kasım-ocak dönemine atadığı "çok güçlü El Nino" olasılığı; gerçekleşirse 1950'den bu yana en büyük olaylar arasına girecek.
El Nino, tropikal Pasifik'te yüzey sularının normalin üzerinde ısınmasıyla tetiklenir ve atmosferin genel dolaşımını yeniden düzenler. Türkiye'nin iklimini birincil olarak Kuzey Atlantik salınımı ve Azor yüksek basıncı belirliyor; El Nino etkisi doğrudan değil, bu sistemleri zayıflatarak ya da pekiştirerek dolaylı biçimde geliyor. Buna karşın uzmanlar, küresel sıcaklık tabanının zaten yüksek olduğu bu evrede dolaylı etkinin bile belirgin sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.
Bölgeye göre farklılaşan risk tablosu
İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü'nden Prof. Dr. Şermin Tağıl, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da kuraklık riskinin büyüyeceğini, Karadeniz'de ise tam tersi bir tablonun, yani şiddetli yağış ve sel olaylarının öne çıkabileceğini bildiriyor. Ahi Evran Üniversitesi'nden Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı da El Nino kaynaklı küresel sıcaklık artışlarının yaz aylarında yağış rejiminde düzensizlik yaratabileceğini ve su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturabileceğini aktarıyor.
Yangın sezonu ve tarım en büyük riskler
Çankırı Karatekin Üniversitesi'nden Doç. Dr. Okan Ürker, El Nino'nun Akdeniz havzasına her döngüde aynı etkiyi yapmadığını belirtmekle birlikte olayı "ilave bir risk çarpanı" olarak tanımlıyor. Uzmanların özellikle altını çizdiği iki tehdit öne çıkıyor: orman yangınlarının daha sık ve daha geniş alanlara yayılması ile tarımsal su talebindeki ani artış. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün ekim 2025 ile nisan 2026 arasını kapsayan su yılı raporuna göre yağışlar, mevsim normallerinin yüzde 29 üzerinde gerçekleşmişti; ancak uzmanlar bu tablonun yazın hızla tersine dönebileceğini söylüyor.
El Nino olan bir senede aşırı sıcaklıklar en az 1 derece daha yüksek ölçülür. Bunun orman yangını ve tarım üzerindeki yansımaları orantısız büyür.
Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim bilimciUzmanlar aynı tablonun 2027'ye de sarkabileceğini öngörüyor. Prof. Dr. Tağıl'a göre 2026-27 sonbaharı mevsim normallerinin belirgin üzerinde geçecek; ancak bu sıcaklıklara son derece değişken, ekstrem hava olayları eşlik edecek. Deniz yüzeylerinde biriken aşırı ısının sonbaharda kuzeye kayan soğuk hava kütleleriyle karşılaşması, Akdeniz'e özgü tropikal benzeri fırtına oluşumları ("Medicane") riskini de gündeme getiriyor. Dünya Meteoroloji Örgütü, WMO, olayı "süper" ya da "çok güçlü" kategoriye yerleştirmek için henüz erken olduğunu vurgulayarak yaz ayları sonrasındaki model güncellemelerinin beklenmesi gerektiğini belirtiyor.





