Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yıllardır süregelen emlak patlaması, 5 Mart 2026 Perşembe günü İran tarafından gerçekleştirilen füze saldırılarıyla en ciddi sınavına girdi. Dubai ve Abu Dabi’deki havalimanları ile kritik liman bölgelerini hedef alan operasyon, bölgenin jeopolitik istikrarına yönelik yatırımcı algısını bozdu. Saldırıların hemen ardından Dubai Finansal Piyasası (DFM) ve Abu Dabi Menkul Kıymetler Borsası (ADX) genelinde inşaat sektörü hisselerinde yoğun satış baskısı gözlendi.

Emaar Properties ve Aldar Properties gibi piyasa yapıcı şirketlerin hisseleri, Çarşamba günkü kapanışa oranla %5’in üzerinde değer kaybetti. Gayrimenkul geliştirme şirketlerinin tahvil fiyatları da benzer şekilde gerilerken, yeni borçlanma maliyetlerini belirleyen spread oranlarında genişleme kaydedildi. Piyasa verilerine göre, 2025 yılında Dubai’deki konut işlemlerinin %65’ini oluşturan proje aşamasındaki (off-plan) satışlar, yabancı yatırımcıların risk primini artırmasıyla durma noktasına geldi.

Yabancı sermaye bağımlılığı ve likidite riski

Türklerin yurt dışı konut alımı yabancıları geride bıraktı
Türklerin yurt dışı konut alımı yabancıları geride bıraktı
İçeriği Görüntüle

BAE nüfusunun %90’ını oluşturan yabancı uyrukluların gayrimenkul piyasasındaki dominant pozisyonu, bölgeyi küresel sermaye akışlarındaki değişimlere karşı hassas hale getiriyor. 2022-2025 döneminde Dubai konut fiyatlarında kaydedilen %60’lık artışın, yabancı talebinin azalmasıyla bir arz fazlasına dönüşebileceği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, planlanan sermaye artırımlarının ve yeni tahvil ihraçlarının, artan jeopolitik belirsizlik nedeniyle askıya alındığını ifade ediyor.

İnşaat projelerinde belirsizlik hakim

Palm Jebel Ali gibi devasa ölçekli projelerin yükseldiği bir dönemde gerçekleşen saldırılar, inşaat faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Geliştiricilerin bir kısmı operasyonların devam ettiğini açıklasa da, uluslararası kreditörlerin yeni kredi hatlarını daraltma eğilimi, sektörün finansman kanalları üzerinde baskı oluşturuyor. 2028 yılına kadar tamamlanması beklenen 400.000 konut biriminin, mevcut talep daralmasıyla nasıl bir dengeye oturacağı piyasaların ana gündemini oluşturuyor.