Merkez Bankası (TCMB) haftalık menkul kıymet istatistikleri, jeopolitik risklerin Türkiye piyasalarındaki ağır faturasını gözler önüne seriyor. Verilere göre, 28 Şubat’ta başlayan saldırılarla birlikte yabancı yatırımcıların Türk Lirası (TL) devlet tahvilleri ve hisse senetlerindeki kaçışı hızlandı. Mart ayının ilk üç haftasında devlet tahvillerinden 4 milyar 733 milyon dolar, hisse senedi piyasasından ise 1 milyar 215 milyon dolar olmak üzere toplam 5 milyar 948 milyon dolarlık net yabancı satışı kaydedildi.
Savaş öncesi sıcak para girişi 8,3 milyar dolardı
Yabancı yatırımcıların 2026 yılının başından savaşın patlak verdiği döneme kadar olan süreçte Türkiye piyasalarına ilgisi güçlü seyrediyordu. 27 Şubat ile biten haftaya kadar devlet tahvillerinde 4,6 milyar dolar, hisse senetlerinde 2,4 milyar dolar ve özel sektör tahvillerinde 1,3 milyar dolarlık net alım gerçekleşmişti. Bu rakamlarla TL varlıklara savaş öncesi net giriş 8,3 milyar doları bulmuştu. Ancak 19 Mart itibarıyla devlet tahvillerindeki pozisyonlar eksiye düşerek 139,3 milyon dolar net satıcılı tarafa geçildi. Hisse senedi piyasasında ise yaşanan sert satışlara rağmen yılbaşından bu yana 1,19 milyar dolarlık net alım pozisyonu korunuyor.
Rezervlerde 50 tonluk altın operasyonu
Sıcak para çıkışı Merkez Bankası rezervlerinde de belirgin bir erimeye yol açtı. TCMB toplam rezervleri 19 Mart ile tamamlanan haftada 12 milyar 167 milyon dolar azalarak 177 milyar 458 milyon dolara geriledi. Hesaplamalara göre, TCMB bu dönemde döviz likiditesini yönetebilmek adına Londra'da 35 ton altın swap işlemi yaparken, 21 ton altını kesin satışla elden çıkardı ve altın rezervlerinde toplamda 50 tona yakın azalış kaydedildi. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatlarında parite etkisinden arındırılmış olarak 839 milyon dolarlık artış gözlemlenirken, Kur Korumalı Mevduat (KKM) bakiyesi azalmaya devam ederek 1 milyar 567 milyon liraya indi.
TCMB menkul kıymet ve rezerv verileri üzerinde uyguladığımız likidite modellemeleri, temel görünümde şu kritik başlıkları öne çıkarıyor:
ANALİZ:
Yabancı portföy çıkışlarının 6 milyar dolar sınırına dayanması, dezenflasyon sürecinde TCMB'nin rezerv yönetimi üzerinde ciddi bir stres testi oluşturuyor. Modellemeler, yabancı yatırımcının hisse senedi piyasasından ziyade likit ve hızlı çıkış imkanı sunan devlet tahvillerini bir panik butonu olarak kullandığını işaret ediyor. TCMB'nin altın rezervleri üzerinden gerçekleştirdiği 50 tonluk swap ve kesin satış operasyonu, kur üzerindeki ani atakları engellemeye yönelik proaktif bir likidite kalkanı olarak rasyonalize ediliyor. 2026 ikinci çeyrek projeksiyonlarımızda, jeopolitik tansiyonun düşmemesi halinde 177 milyar dolar seviyesine inen brüt rezervlerin CDS primlerini yukarı iteceği ve BİST 100 endeksindeki yabancı takas oranının tarihi ortalamaların altına inme riskinin artacağı hesaplanıyor.ENDEKS24 ANALİZ MASASI
TCMB rezerv kayıpları ve yabancı sermaye çıkışı etki analizi
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





