ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların küresel risk algısını bozması, Türkiye piyasalarından sermaye çıkışını hızlandırdı. Merkez Bankası (TCMB) ve bankacılık sistemi verilerine göre, 27 Şubat – 20 Mart dönemini kapsayan üç haftalık süreçte 14,7 milyar dolar tutarında kısa vadeli sermaye çıkışı kaydedildi.
Çıkışın büyük bölümü carry trade pozisyonlarının çözülmesinden kaynaklandı. İlk haftada 11 milyar doları aşan sert hareket, izleyen haftalarda yavaşlayarak 13-20 Mart periyodunda 2,8 milyar dolara geriledi. Yüksek faiz ortamında swap kanalıyla Türk Lirası'na (TL) erişen yabancı fonlar, jeopolitik risklerin artmasıyla pozisyonlarını hızla kapattı.
Masadaki 8 kritik önlem ve politika setleri
Sıcak paranın çıkışını durdurmak için masada faiz politikasının sıkılaştırılması ve piyasa faizlerinin desteklenmesi ilk sırada yer alıyor. Kur istikrarını sağlamak adına rezerv yönetimi ve likidite araçlarının aktif kullanımı öne çıkıyor. Ayrıca makro ihtiyati tedbirler kapsamında zorunlu karşılıklar ve döviz pozisyon limitleriyle finansal sistemin kontrol edilmesi planlanıyor.
Makroekonomik dengelerde yeni risk haritası
Savaşın uzaması durumunda kur üzerindeki baskının ithal girdiler üzerinden enflasyona doğrudan yansıması bekleniyor. Cari açık finansmanının zorlaşması, kredi koşullarının sıkılaşması ve iç talebin zayıflaması büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler barındırıyor. Tüm bu faktörler, ekonomi yönetimini proaktif ve öngörülebilir bir iletişim stratejisi izlemeye mecbur bırakıyor.
TCMB verilerini makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Ortadoğu merkezli jeopolitik şokun carry trade kanalıyla yarattığı 14,7 milyar dolarlık çıkış, Türkiye'nin dezenflasyon sürecinde sistemik bir stres testi işlevi görüyor. Likidite modellerimiz, TCMB'nin mevcut politika faizi seviyesinde, açık piyasa işlemleri ve zorunlu karşılıklar üzerinden TL likiditesini daha da sıkılaştırarak örtülü bir getiri artışı sağlayacağını öngörüyor. 2026 yılının ilk yarısında kur geçişkenliğinin enflasyon beklentilerini bozmaması adına rezervlerin tampon olarak kullanımı stratejik önemini koruyor. 2027 projeksiyonlarında ise sıcak paraya bağımlılığı azaltacak yapısal reformların gecikmesi, risk primindeki (CDS) dalgalanmalara karşı kırılganlığı artırarak makroekonomik dengelerde büyüme feragatini zorunlu kılıyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Jeopolitik risklerin sermaye akımlarına etkisi ve tcmb projeksiyonuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





