İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz belirleyicilerinden Megan Greene, İran savaşı kaynaklı enerji şokunun “geçici” kabul edilmemesi gerektiğini söyleyerek piyasalarda yeni faiz artışı beklentilerini güçlendirdi. Greene, art arda yaşanan arz şoklarının artık klasik merkez bankacılığı yaklaşımını geçersiz bıraktığını belirtirken, ücret ve fiyat davranışlarında kalıcı bozulma riskine dikkat çekti.

Greene’in açıklamaları, enerji fiyatlarındaki yükselişin yalnızca kısa vadeli petrol etkisiyle sınırlı kalmayabileceği endişesini öne çıkardı. BoE içinde özellikle “ikinci tur enflasyon etkileri” kritik eşik olarak izleniyor. Bu risk; çalışanların daha yüksek ücret talep etmesi ve şirketlerin maliyetleri satış fiyatlarına daha sert yansıtmasıyla büyüyor.

Asıl kritik eşik ise burada oluştu. Greene, enerji şoklarının etkisinin ücret anlaşmalarına ve hizmet enflasyonuna tam yansımasının yaklaşık bir yıl sürebileceğini söyledi. Bu yaklaşım, BoE’nin yalnızca mevcut enflasyon verisine değil, beklenti kanalı üzerinden oluşabilecek yapışkan fiyat baskısına odaklandığını gösteriyor.

Piyasanın odaklandığı temel risk bu noktada büyüdü. Para Politikası Kurulu’nun diğer üyesi Catherine Mann da Nisan enflasyon verileri ve ileriye dönük göstergeleri beklediğini belirtirken, yukarı yönlü enflasyon risklerinin sürdüğünü ifade etti. Mann ayrıca İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın siyasi geleceğine ilişkin belirsizliğin büyüme üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi.

Bu tablo, BoE içinde “yüksek faiz daha uzun süre” yaklaşımının güç kazandığına işaret ediyor. Yatırımcılar yıl sonundan önce en az iki faiz artışını fiyatlıyor. Ancak Reuters anketine katılan ekonomistlerin büyük bölümü faizlerin sabit tutulmasını bekliyor. Politika yapıcılar ile piyasa fiyatlaması arasındaki makasın açılması ise sterlin ve tahvil piyasasında oynaklık riskini artırıyor.

Enerji şoku yeniden merkez bankalarının ana riski oldu

Erken seçim kulisi emekli maaşı beklentisini yükseltti
Erken seçim kulisi emekli maaşı beklentisini yükseltti
İçeriği Görüntüle

2025 sonrası dönemde küresel merkez bankaları için temel sorun yalnızca manşet enflasyon değil, arz şoklarının kalıcı davranış değişimi yaratması oldu. Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve şimdi İran merkezli jeopolitik gerilim; ücret dinamikleri ile hizmet enflasyonunu daha dirençli hale getirdi.

BoE’nin son mesajları, petrol fiyatı kaynaklı baskının artık yalnızca enerji faturası olarak görülmediğini ortaya koyuyor. Özellikle ulaştırma, lojistik ve hizmet sektörlerinde maliyet geçişkenliğinin hızlanması İngiltere’de çekirdek enflasyon riskini canlı tutuyor. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası ve Fed dahil diğer büyük merkez bankaları açısından da yeni bir kırılma alanı oluşturuyor.

İngiltere tahvil piyasasında kısa vadeli faiz beklentilerinin yukarı yönlü hareket ettiği gözlemlenirken, sterlinde oynaklığın artabileceği değerlendiriliyor. Küresel risk iştahında zayıflama yaşanması halinde gelişmekte olan ülke piyasalarına yönelik sermaye akışlarının da baskı altında kalabileceği izleniyor.