Yemen'de İran destekli Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, televizyonda yaptığı açıklamada İsrail'e yönelik çok sayıda füze ve İnsansız Hava Aracı (İHA) kullanılarak yeni bir saldırı dalgası başlattıklarını duyurdu. Saree, 24 saatten kısa bir süre içinde gerçekleştirilen bu ikinci operasyonun ardından, İsrail'in Gazze operasyonlarına tepki olarak askeri faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Gelişme, Husilerin Yemen sınırlarının çok ötesindeki hedeflere ulaşma kapasitesini bir kez daha teyit ederken, 7 Ekim 2023 sonrası başlayan bölgesel çatışma sarmalının 2026 yılındaki kronikleşme eğilimini destekliyor. Özellikle Kızıldeniz ve Arap Yarımadası çevresindeki deniz trafiği güvenliği, bu saldırıların ardından küresel savunma ve lojistik otoriteleri tarafından "yüksek risk" statüsünde izlenmeye devam ediyor.

Washington sokaklarında Trump karşıtı mitingler büyüyor
Washington sokaklarında Trump karşıtı mitingler büyüyor
İçeriği Görüntüle

Operasyonel kapasite ve askeri projeksiyonlar

Husilerin İsrail'in güney bölgelerini hedef alan uzun menzilli füzeleri ve düşük maliyetli İHA sistemleri, bölgedeki çok katmanlı hava savunma sistemlerinin operasyonel maliyetlerini artırıyor. Askeri kaynaklar, bu saldırıların sadece doğrudan fiziksel hasar vermeyi değil, aynı zamanda savunma kapasitelerini test etmeyi ve ekonomik yıpratma taktiği uygulamayı hedeflediğini değerlendiriyor.

Jeopolitik risk priminde yukarı yönlü baskı

Saldırıların periyodik hale gelmesi, küresel piyasalarda "güvenli liman" talebini canlı tutuyor. Altın fiyatları ve petrol vadelilerinde jeopolitik risk priminin etkisiyle yaşanan volatilite, 2026 yılı makroekonomik hedefleri üzerinde baskı oluşturuyor. Bölgesel aktörlerin sürece dahil olma potansiyeli, küresel enerji arz güvenliğine dair endişeleri de tetikliyor.

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.