ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi, Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell’a yönelik baskıyı artırdı. Powell, Kongre’ye Washington’daki Fed yerleşkesinde yürütülen bina yenileme projesine ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle suçlama tehdidiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Gelişme, ABD para politikasında bağımsızlık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı ve önümüzdeki dönemde Fed yönetimine ilişkin sürecin yakından izleneceğine işaret etti.

Adalet Bakanlığı’ndan celp adımı

Powell, Adalet Bakanlığı’nın geçen yaz Senato Bankacılık Komitesi’nde verdiği ifadeye ilişkin olarak Fed’e büyük jüri celpleri gönderdiğini açıkladı. Konunun, Washington’daki Fed genel merkezinde yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yenileme projesindeki maliyet aşımlarına dair beyanlarla bağlantılı olduğu belirtildi. Powell, hukukun üstünlüğüne saygı vurgusu yaparken, söz konusu adımı Fed’in faiz kararları üzerinde baskı kurmaya yönelik bir girişim olarak nitelendirdi.
Trump yönetiminin Jerome Powell’a yönelik dava tehdidi, Fed’in bağımsızlığı ve ABD para politikası tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Senato’dan ilk tepkiler

Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, olası bir iddianame tehdidinin Adalet Bakanlığı’nın bağımsızlığına gölge düşürdüğünü ifade etti. Tillis, hukuki süreç netleşene kadar Trump’ın Fed için yapacağı adaylıklara, Powell’ın yerine geçecek isim de dahil olmak üzere, destek vermeyeceğini açıkladı.

Tutuklu borsacı Nihat Özçelik için kalp krizi iddiası
Tutuklu borsacı Nihat Özçelik için kalp krizi iddiası
İçeriği Görüntüle

Fed bağımsızlığı tartışması

Uzmanlar, dünyanın en etkili merkez bankalarından biri olan Fed’in siyasi baskılardan bağımsız şekilde para politikası belirlemesinin, fiyat istikrarı ve uzun vadeli ekonomik denge açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor. Trump’ın 2018’de Fed başkanlığına atadığı Powell’ın görev süresi 2026 Mayıs ayında sona eriyor. Mevzuat, Fed başkanının görevden alınmasını sınırlarken, son adımın Powell’ın görevde kalma ihtimalini artırabileceği yorumları yapılıyor.

Piyasalarda temkinli seyir

Gelişmelerin ardından Wall Street’te temkinli bir hava oluştu. ABD hisse senedi vadeli işlemleri haftaya yaklaşık yüzde 0,5 düşüşle başlarken, dolar değer kaybetti. ABD Hazine tahvil getirilerinde ise belirgin bir değişim görülmedi. Piyasa aktörleri, Trump yönetimi ile Fed arasındaki gerilimin para politikası üzerindeki olası etkilerini izlemeyi sürdürüyor.