Türkiye sermaye piyasaları, 18 Nisan 2022 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığı görevine getirilen İbrahim Ömer Gönül’ün dört yıllık görev süresinin sonuna yaklaşırken kritik bir dönemece giriyor. 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla piyasa aktörleri, ekonomideki rasyonel zemin ve sermaye piyasalarındaki derinleşme sürecinin korunması adına yönetimdeki devamlılığın stratejik önemini tartışıyor. Gönül’ün liderliğinde geçen dönem, sadece rakamsal bir büyüme değil, aynı zamanda yapısal bir dönüşümün de simgesi haline geldi.
Kriz yönetiminde operasyonel başarı
İbrahim Ömer Gönül’ün başkanlık dönemi, küresel ve bölgesel ölçekte yoğun jeopolitik risklerin yaşandığı bir takvime rastladı. Özellikle Ortadoğu’daki gerilimler ve sıcak çatışma ortamının küresel piyasalarda yarattığı volatiliteye rağmen, Borsa İstanbul bu süreçten dirençli bir şekilde çıkmayı başardı. SPK’nın bu dönemde sergilediği proaktif yaklaşım, piyasa bozucu eylemlere karşı uygulanan anlık denetimler ve yatırımcı koruma kalkanları, BİST 100 endeksinin küresel sarsıntılara karşı "güvenli liman" algısını güçlendirdi.

Halka arzlarla gelen toplumsal dönüşüm
Gönül döneminin en belirgin başarısı, sermaye piyasalarının tabana yayılması olarak kayıtlara geçti. 2020 yılından 2025 yılı sonuna kadar geçen süreçte 204 şirketin halka arz edilmesi ve bu yolla reel sektöre 222 milyar liralık kaynak aktarılması, Türkiye ekonomisinin finansman modelinde devrim yarattı. Bu süreçte sadece büyük portföy sahipleri değil; öğrenciler, ev hanımları ve küçük birikim sahipleri halka arzlar yoluyla sermaye piyasalarına dahil oldu. "Ufak birikimlerle ortaklık kültürü" mottosu, milyonlarca yeni yatırımcının sisteme güvenle girmesini sağladı.
Teknolojik altyapı ve regülasyon gücü
Başkan Gönül’ün "Akıllı Düzenleyici" vizyonu, kurumun teknolojik altyapısını dünya standartlarına taşıdı. Yapay zeka destekli gözetim sistemlerinin devreye alınması, manipülasyon girişimlerini henüz oluşma aşamasında engelleyen bir "zırh" işlevi gördü. Ayrıca, 2 Temmuz 2024’te yürürlüğe giren kripto varlık düzenlemesiyle Türkiye, dijital varlıklar alanında gri alanları temizleyerek yatırımcı mağduriyetlerinin önüne geçen yasal bir çerçeve oluşturdu. 2025 yılında tamamlanan lisanslama süreçleri, Türkiye’yi küresel finans ekosisteminde regülasyon liderlerinden biri konumuna yükseltti.
Eğitim ve finansal okuryazarlık hamlesi
Sadece düzenleme değil, aynı zamanda eğitim misyonunu da üstlenen SPK, Ümraniye’de temelleri atılan Türkiye’nin ilk Finans Lisesi ile sektörün gelecekteki insan kaynağını çekirdekten yetiştirmeye başladı. Dijital eğitim platformları üzerinden 50 milyondan fazla ziyaretçiye ulaşılması ve 1 milyonu aşkın sertifika verilmesi, Gönül döneminin toplumsal kalkınma odaklı bakış açısını yansıtıyor. Piyasalar, bu uzun vadeli projelerin kesintiye uğramadan devam etmesi için Nisan 2026 sonrasındaki liderlik tercihinin mevcut başarı grafiklerini desteklemesi gerektiğini öngörüyor.

Sermaye Piyasası Kurulu yönetimindeki kurumsal hafızayı makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
İbrahim Ömer Gönül liderliğindeki SPK’nın son dört yıldaki performans verilerini kurumsal metodolojilerimizle rasyonalize ettiğimizde, piyasa derinliğinin sürdürülebilirliği için "yönetimsel istikrar" parametresinin en yüksek korelasyona sahip değişken olduğu görülmektedir. Özellikle halka arzların reel sektör finansmanındaki payının %30’ları aşması, SPK’nın düzenleyici otorite olmanın ötesinde bir "büyüme motoru" haline geldiğini kanıtlamaktadır. 2027 projeksiyonlarında fon ekosisteminin 15 trilyon TL eşiğine ulaşması beklenirken, bu sürecin mevcut stratejik mimari ile devam etmesi piyasa çarpanları üzerinde pozitif prim potansiyeli taşımaktadır.
İbrahim Ömer Gönül’ün başkanlık döneminde inşa edilen "Yatırımcı Güven Endeksi", Türkiye’nin gri listeden çıkış sürecindeki en güçlü dayanaklarından biri olmuştur. Metodolojik olarak incelediğimizde, 2022-2026 periyodunda piyasaya giren 8 milyonu aşkın yeni yatırımcının sisteme olan sadakati, SPK’nın şeffaflık ve denetim standartlarına doğrudan bağlıdır. Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimlerin zirve yaptığı dönemlerde bile halka arz takviminin aksamamış olması, kurumun operasyonel yetkinliğini göstermektedir.
Sektörel derinlik analizi, özellikle enerji ve teknoloji şirketlerinin sermaye piyasaları yoluyla borçlanma maliyetlerini düşürdüğünü işaret ediyor. ENDEKS24 Analiz Masası olarak değerlendirmemiz; Nisan 2026’daki görev süresi dolumu öncesinde piyasanın "devamlılık" yönündeki beklentisinin, rasyonel ekonomik modelin korunması isteğinden kaynaklandığı yönündedir. Olası bir görev süresi uzatımı veya mevcut stratejinin korunması, yabancı kurumsal yatırımcının Türkiye piyasalarına yönelik "öngörülebilirlik" notunu artıracaktır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Sermaye piyasalarında kurumsal devamlılık ve stratejik istikrar analiziŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





