Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıllık büyüme rakamlarını yayımladı. Türkiye ekonomisi genel toplamda yüzde 3,6 büyüme kaydederken, sektörel ayrışma dikkat çekici boyutlara ulaştı. İnşaat sektörü yüzde 10,8’lik artışla büyümenin lokomotifi olurken, tarım sektörü yüzde 8,8’lik kayıpla son yılların en sert daralmasını yaşadı.

Üretimde yapısal kopuş sinyalleri

2025 yılı boyunca tarım sektöründeki katma değerin zincirlenmiş hacim endeksinde sürekli bir gerileme izlendi. Diğer ana sektörlerin tamamı yılı pozitif büyüme ile tamamlarken, tarımın tek başına negatif bölgede kalması üretim maliyetleri ve iklimsel etkilerin sektörel kârlılık üzerindeki baskısını teyit etti. Özellikle gıda fiyatlarındaki katılık ile bu daralma arasındaki korelasyon, 2026 yılı projeksiyonları için alarm veriyor.

Dış ticaret ve tüketim dengesi sarsıldı

Hanehalkı nihai tüketim harcamalarının yüzde 4,1 oranında arttığı bir piyasa ortamında, temel gıda arzını temsil eden tarım sektöründeki küçülme, ithalat bağımlılığını artırdı. Yıllık verilerde mal ve hizmet ithalatının yüzde 4,9 artış göstermesi, yerel üretimdeki açığın dış pazarlardan karşılandığını gösteren kritik bir parametre olarak öne çıkıyor. Kişi başına düşen gelirin 18 bin 040 dolara yükselmesi, tarımdaki daralmanın yarattığı refah kaybı riski nedeniyle gölgede kaldı.

TÜİK rakamlarını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:

ANALİZ:

KKTC bilişim adası hedefi için dev bir adım daha attı
KKTC bilişim adası hedefi için dev bir adım daha attı
İçeriği Görüntüle

Tarım sektöründeki %8,8’lik daralma, 2026 yılı makroekonomik dengelerimiz için sadece bir "üretim kaybı" değil, aynı zamanda gıda enflasyonu kanalıyla bir "sistemik risk noktasıdır". İnşaat sektörünün %10,8 büyümesi kısa vadeli bir likidite canlılığı sağlasa da, temel gıda arzındaki bu yapısal zayıflık orta vadeli reel büyüme potansiyelini baskılamaktadır. Operasyonel performans modellemelerimiz, tarımdaki gerilemenin maliyet yönlü şoklarla sanayi sektöründeki çarpan analizlerini de negatif etkilediğini teyit ediyor. Özellikle gıda ve içecek perakendesi hisselerinde marj baskısı 2026'nın ikinci yarısına kadar hissedilebilir. İthalatın %4,9 artması, döviz talebini canlı tutarak rasyonel ekonomik modellerimizde cari denge üzerinde ek bir yapısal direnç oluşturmaktadır.

Rasyonalize ettiğimiz modellere göre, BİST Gıda ve Perakende endeksi bileşenlerinde 2026 yılı için "stok yönetimi verimliliği" ve "özel markalı ürün (private label) penetrasyonu" en stratejik değerleme çarpanı olacaktır. Tarımsal daralmanın yarattığı maliyet yönlü şokların, 2027 projeksiyonlarımızda perakende devlerini daha fazla dikey entegrasyona (kendi üretim tesislerini kurma/sözleşmeli tarım) iteceğini öngörmekteyiz. Mevcut çarpan analizleri, sektörün nakit yaratma kabiliyetinin güçlü kalmaya devam ettiğini ancak marjların daralan tarım sektörü nedeniyle %2-3 bandında baskı altında kalacağını işaret ediyor.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Tarımsal daralma ve gıda arz güvenliği projeksiyonu

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK :https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.