İran’da Ocak 2026 döneminde yaşanan geniş çaplı toplumsal huzursuzluklar ve hükümet karşıtı protestolarla bağlantılı yargı süreçlerinde infazlar devam ediyor. Devlet medyası tarafından yapılan açıklamaya göre Ali Fahim, askeri tesislerin güvenliğini tehlikeye atmak ve silahlı isyan girişiminde bulunmak suçlamalarıyla idam edildi. Bu infaz, aynı dava dosyası kapsamında son bir hafta içinde gerçekleştirilen dördüncü idam olarak kayıtlara geçti.
İnfaz serisi ve suçlamaların niteliği
Resmi makamlar, Ali Fahim ve beraberindeki isimlerin protestolar sırasında stratejik askeri teçhizat ele geçirmeye çalıştığını ve ulusal güvenliği doğrudan hedef alan "isyancılar" olduklarını belirtiyor. Geçtiğimiz haftanın başında Amirhossein Hatami, pazar günü ise Muhammedin Biglari ve Şahin Vahedparast aynı suçlamalarla idam edilmişti. Fahim’in infazı, Tahran yönetiminin iç güvenlik politikalarındaki sertleşme eğilimini koruduğunu gösteriyor.
Uluslararası tepkiler ve yargılama süreci
Uluslararası Af Örgütü ve çeşitli hak grupları, söz konusu yargılamaların adil olmadığını, tutukluların işkence altında alınan ifadelere dayanılarak mahkum edildiğini ileri sürüyor. Örgütün yayınladığı son raporda, davayla bağlantılı en az bir kişinin daha önümüzdeki günlerde idam edilme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Ocak ayındaki gösteriler, İslam Cumhuriyeti tarihindeki en sert müdahalelerin yaşandığı süreçlerden biri olarak tanımlanıyor.
İç güvenlik ve bölgesel denge
Yetkililer, Ocak ayında bastırılan eylemlerin ardından askeri tesislere yönelik saldırı girişimlerini "dış destekli bir sabotaj süreci" olarak nitelemeyi sürdürüyor. İdamların zamanlaması, bölgedeki jeopolitik gerilimin tırmandığı ve Hürmüz Boğazı'na yönelik yeni düzenlemelerin tartışıldığı bir döneme denk gelmesi açısından dikkat çekiyor. Tahran’ın içerideki disiplini koruma refleksi, dış politikadaki sert duruşunu destekleyen bir iç güvenlik manevrası olarak okunuyor.



