ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'ın İran'a yönelik mali baskıyı kripto varlıklar ile petrol ihracatı üzerinden eş zamanlı sıkılaştırdığını açıkladı. Bessent'e göre ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi, İran Merkez Bankası bağlantılı birden fazla dijital cüzdanı yaptırım kapsamına alarak 130 milyon doların üzerinde varlığı dondurdu. Aynı açıklama dizisinde Çinli bağımsız rafinerilere yönelik yaptırımların İran petrolü alımlarında belirgin düşüş yarattığını savundu. Bessent'in verdiği yaklaşık yüzde 40'lık oran ise İran petrolüne değil, Çin'in son aylardaki toplam ham petrol alımındaki gerilemeye ilişkin.
Merkez Bankası bağlantılı cüzdanlar hedefte
Bessent, 14 Temmuz'da yaptığı açıklamada birden fazla dijital cüzdanın İran Merkez Bankası ile bağlantılı olduğunu ve yaptırım kararının 130 milyon doların üzerinde kripto varlığı dondurduğunu bildirdi. Açıklamada bu işlem, Tahran'ın yaptırım altındaki finansal faaliyetlerine ve dijital varlık kullanımına karşı yürütülen takip kapsamında sunuldu.
Dondurulan tutarın doğrudan İran Devrim Muhafızları'na ait tek bir cüzdanda bulunduğuna ilişkin teyitli bilgi yok. Açıklamadaki kesin bağlantı İran Merkez Bankası. Devrim Muhafızları ile ilişkili kripto ağları daha önce ayrı yaptırım dosyalarında yer aldı, ancak iki dosyanın aynı işlem gibi sunulması 130 milyon dolarlık kararın kapsamını genişletir.
ABD Hazine Bakanlığı'nın 14 Temmuz açıklaması, aynı hafta İran'ın petrol ihracatında etkili olan Muhammed Hüseyin Şemhani ağına bağlı 50'den fazla kişi, şirket ve geminin hedef alındığını gösterdi. Bakanlığa göre bu ağ kapsamında yaptırım uygulanan aktörlerin toplamı 200'ü aştı.
Petrol hattında Çinli rafinerilere baskı
Bessent, 21 Temmuz'daki Fox Business söyleşisinde Çin'deki bağımsız rafinerilere uygulanan yaptırımların ardından bu kuruluşların İran petrolü alımlarında belirgin bir düşüş görüldüğünü söyledi. Reuters'ın aktardığı açıklamada, yaklaşık yüzde 40'lık gerileme İran'a özgü bir ithalat oranı olarak değil, fiyatlar ve Çin'in geniş stratejik petrol rezervleri nedeniyle ülkenin son aylardaki toplam ham petrol alımlarındaki düşüş olarak tanımlandı.
Çinli bağımsız rafinerilerin İran petrolü alımlarında belirgin bir düşüş gördük.
Bu ayrım yaptırımların etkisini doğru okumak açısından belirleyici. Çin'in toplam ham petrol talebindeki zayıflama Tahran üzerinde baskı yaratabilir, ancak yüzde 40 oranı doğrudan İran petrolü satış kaybı olarak kullanılamaz. Endeks24'ün daha önce ele aldığı İran petrolünde Çinli alıcı baskısı, yaptırım riskinin yanı sıra Körfez arzı ve fiyat iskontolarının da rafineri tercihlerini değiştirdiğini ortaya koymuştu.
Yaptırım mimarisi iki finansman kanalını izliyor
Washington'ın son adımları, İran'ın dış gelir ve ödeme altyapısını iki ayrı kanaldan izleyen bir yaptırım mimarisine işaret ediyor. Fiziksel tarafta tankerler, aracı şirketler ve Çinli rafineriler; dijital tarafta ise Merkez Bankası bağlantılı cüzdanlar ve kripto transfer yolları hedef alınıyor. Böylece petrol satışından doğan gelirin taşınması ile bu gelirin finansal sistem dışında dolaştırılması aynı baskı çerçevesinde ele alınıyor.
Bessent'in açıklamaları yaptırım baskısının yönünü ortaya koysa da İran'ın toplam petrol ihracatındaki kaybı tek başına ölçmüyor. İhracat hacmi, teslimat rotaları ve fiyat iskontoları için ayrı tanker takip verileri gerekiyor. Bu nedenle mevcut veriler, baskının arttığını gösteriyor; İran petrol satışlarının yüzde 40 düştüğü sonucunu desteklemiyor.





