Türkiye'de evlilik hem azalıyor hem sadeleşiyor. TÜİK'in 2026 başında yayımladığı 2025 verilerine göre evlenen çift sayısı 552 bin 237'ye indi ve bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,1 geriledi; ilk evlenme yaşı da yükseldi. Bu tabloda düğün ekonomisi çifte baskı altında: hem daha az evlilik hem daha küçük tören, salon, catering, gelinlik ve fotoğraftan oluşan zinciri aynı anda daraltıyor.
En çok istenen organizasyon artık sade bir nikâh töreni; kimi çift yalnızca nikâh masası ve birkaç fotoğraf köşesiyle yetiniyor.
Elif Karaca · düğün organizasyoncusuEvlilik de küçülüyor, harcama da
Sektör temsilcilerinin anlatımı organizasyonun ölçeğinde başlıyor. Bakırköy'de yaklaşık 20 yıldır düğün salonu işleten Murat Aydın, hafta sonlarının artık dolmadığını, çiftlerin ilk sorusunun fiyat olduğunu ve davetli sayılarının yarı yarıya gerilediğini söylüyor. Rakamlar bu gözlemi daha geniş bir zemine oturtuyor: evlenen çift sayısındaki yüzde 3,1'lik düşüş, salonların doldurması gereken tören sayısının da azaldığı anlamına geliyor.
Maliyet kalemleri sıralandığında tablonun neden değiştiği görülüyor. Salon, yemek, fotoğraf ve video, gelinlik ve damatlık, müzik, kuaför ve organizasyon giderleri üst üste bindiğinde ortaya çıkan tutar; ev kurma, kira, beyaz eşya ve mobilya masraflarıyla aynı döneme sıkışıyor. Bu yarışta vazgeçilen ilk kalem çoğu zaman düğünün kendisi oluyor, hatta kimi nikâhta su ve içecek servisi bile kaldırılıyor.
Yarım milyon evlilik, iki yönlü daralan pazar
Rakamların işaret ettiği çift baskı burada. Bir yanda tören başına harcama küçülüyor; öte yanda evlilik sayısının kendisi geriliyor. İlk evlenme yaşının 2025'te erkeklerde 28,5, kadınlarda 26,0'a çıkması, hane kurma kararının ötelendiğini gösteriyor. Boşanma tarafında ise kaba boşanma hızı binde 2,26 ile 2001'den bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Salon, catering, gelinlik ve fotoğraf gibi birbirine bağlı bir hizmet zinciri için bunların toplamı, talep tabanının daralması anlamına geliyor.
Pandemi döneminde zorunlulukla başlayan sade nikâh alışkanlığının kalıcılaşması ise bu daralmayı geçici bir dalga olmaktan çıkarıp yapısal hâle getiriyor. O dönemde düğününü erteleyen ya da iptal eden çiftlerin çoğu büyük organizasyona geri dönmedi; bir dönem aylar öncesinden dolan salonlarda boş günler kalıcılaştı, belediyelerin nikâh salonlarındaki yoğunluk ise törenin ağırlık merkezinin resmî işleme kaydığını gösterdi.
Cepte kalan bütçe nereye gidiyor
Vazgeçilen organizasyon bütçesini ve nikâhta takılan altını bozdurmak yerine tutan çiftler, bu birikimi ev peşinatı, borç kapatma, otomobil ya da uzun süredir ertelenen bir tatil için değerlendiriyor. Takının değer saklama işlevi bu tercihte belirleyici oluyor.
Sosyolog Dr. Ayşe Demir, değişimi yalnızca ekonomiyle açıklamıyor; büyükşehirlerde yeni kuşağın evliliği daha bireysel bir karar olarak gördüğünü, Anadolu'da güçlü kalan geleneğin de şehirleşme ve ekonomik baskıyla mütevazılaştığını belirtiyor. Belediyelerin sosyal tesis, kır bahçesi ve parklarını düşük gelirli çiftlere sembolik ücretle açması yönündeki çağrılar da bu tablonun parçası. Düğün ekonomisinin küçülmesi kısa vadede hane bütçesini rahatlatsa da geniş bir hizmet sektörünün gelir tabanını aşındırıyor.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





