Çinli elektrikli araç üreticisi BYD'nin iki yıl önce Manisa için attığı imzalar, sahaya ilk kazma vurulmadan rafa kalktı. Şirketin Avrupa'daki bütün enerjisini topladığı adres ise net: Macaristan. Otomobil dünyasının yeni gözdesi, Türkiye'nin uzun süredir beklediği yatırımları peş peşe kendine çekiyor.
İmzadan sonra tek çivi çakılmadı
BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Londra'da Reuters'a konuştu ve Türkiye'deki tesisin kurulum sürecinin durdurulduğunu, üretim için belirlenmiş bir takvim kalmadığını söyledi. Manisa anlaşması Temmuz 2024'te imzalanmış; milyar dolarlık yatırımla yıllık 150 bin araçlık kapasite, yaklaşık 5 bin kişilik istihdam ve üretimin 2026'da başlaması öngörülmüştü. Aradan geçen iki yılda arazide ne altyapı ne de inşaat çalışması başladı. Şirket bu sürede ithalatta gümrük avantajından yararlanarak Türkiye'de güçlü satışlar yaptı.
Şu anda birinci önceliğimiz Macaristan; ikinci hedefimiz Avrupa'da ikinci bir üretim tesisi için yer bulmak.
Stella Li, BYD Başkan YardımcısıMacaristan'ı bu kadar cazip kılan ne
Cevabın merkezinde Avrupa Birliği var. Birlik, Çin'de üretilen elektrikli otomobillere ek gümrük vergileri uygularken, ürününü AB sınırları içinde üreten bir marka bu engeli aşıyor. Macaristan da kıtaya açılan en uygun kapılardan biri. Ülkenin yüzde 9'luk kurumlar vergisi, Avrupa Birliği'nin en düşük oranı ve Almanya'nın yaklaşık üçte biri. Buna gelişmiş otomotiv altyapısı, cömert yatırım teşvikleri ve görece zayıf konumdaki sendikalar ekleniyor.
Macaristan zaten Almanya ve Çin dışında üç Alman premium markasını, Audi, BMW ve Mercedes'i bir arada barındıran tek ülke. Çinli batarya devi CATL, Debrecen'de milyarlarca euroluk bir fabrika kuruyor; BYD'nin Szeged tesisi ise yılda 300 bin araç ve yaklaşık 10 bin istihdam hedefliyor. Eski hükümetin Pekin'le kurduğu yakın ilişki ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 2024 ziyareti, bu yatırım dalgasının önünü açtı.
%9Macaristan'ın kurumlar vergisi oranı; Avrupa Birliği'nin en düşüğü ve Almanya'nın yaklaşık üçte biri.
Türkiye ne kaybediyor
BYD'nin geri çekilmesi, Türkiye'nin elektrikli araç üretiminde bölgesel üs olma hedefine ağır bir darbe. Sektör temsilcileri, askıya alınan ya da gelip giden projelerin küresel sermayenin iştahını kestiği uyarısını yapıyor. Tablo yalnızca Türkiye'yle de sınırlı değil; Avrupa'da yüksek enerji maliyetleri ve elektrikli dönüşüm baskısı altındaki sanayi, üretimi daha ucuz coğrafyalara kaydırıyor. Alman siyasetçi Thilo Scholpp, ülkenin en büyük tedarikçilerinden Bosch'un 2030'a kadar Almanya'daki faaliyetlerini sert biçimde küçülteceğini ve mobilite biriminde 22 bin işin tehlikede olduğunu öne sürdü; şirketten bu iddiayı doğrulayan resmi bir açıklama gelmedi. Macaristan ise bu denklemde kazanan tarafta duruyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.



