Küresel finans sistemi 2026 yılında çok kutuplu bir yapıya evrilirken, BRICS+ ülkeleri dolara olan bağımlılığı kökten sarsacak teknik altyapıyı tamamladı. Yeni Delhi’de düzenlenen 2026 zirvesinde lansmanı yapılan BRICS Pay, üye ülkelerin yerel ödeme sistemlerini (Çin’in CIPS, Rusya’nın SPFS, Hindistan’ın UPI) tek bir çatıda birleştirerek SWIFT sistemine ihtiyaç duymadan sınır ötesi işlem yapılmasına olanak sağlıyor.
SWIFT sistemine dijital darbe
BRICS Pay sadece bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda blockchain tabanlı bir mesajlaşma sistemi olarak kurgulandı. Bu teknoloji sayesinde üye ülkeler arasındaki ticaret, üçüncü bir tarafın (ABD veya AB) kontrolüne girmeden saniyeler içinde gerçekleşebiliyor. 2026 yılı itibarıyla BRICS+ içi ticarette doların payı, sistemin devreye alınmasıyla birlikte tarihin en düşük seviyelerine gerileyerek toplam ticaret hacminin sadece üçte birini oluşturmaya başladı.

Altın destekli UNIT projesi piyasada
Sistemin en can alıcı halkasını ise "UNIT" adı verilen yeni hesap birimi oluşturuyor. %40 oranında fiziksel altına ve %60 oranında üye ülke para birimlerinden oluşan bir sepete endekslenen UNIT, ticari işlemlerde değer saklama ve takas aracı olarak kullanılmaya başlandı. Analistler, UNIT’in rezerv para statüsü kazanmasının, küresel piyasalardaki USD likiditesini azaltarak Amerikan tahvilleri üzerinde baskı kuracağını öngörüyor.
Jeopolitik finansın yeni mimarisi
Hindistan’ın 2026 dönem başkanlığında ivme kazanan bu süreç, Batı merkezli finansal yaptırımları da etkisiz hale getirmeyi hedefliyor. Küresel Güney’in kendi finansal mimarisini kurması, sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda stratejik bir bağımsızlık hamlesi olarak nitelendiriliyor. J.P. MORGAN stratejistleri, BRICS Pay’in yaygınlaşmasıyla birlikte önümüzdeki beş yıl içinde küresel ticaretin %15’inden fazlasının dolar dışı mekanizmalarla döneceğini tahmin ediyor.




