İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik 15 ilde son iki haftadır kesintisiz devam eden operasyonların detaylarını paylaştı. Jandarma Genel Komutanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda 155 organizatör yakalanırken, adli makamlara sevk edilen zanlılardan 50’si tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yüksek teknoloji ile sınır ve saha denetimi
Operasyonların teknik boyutu, 2026 yılı güvenlik vizyonunda yer alan teknolojik entegrasyonun gücünü ortaya koydu. Aydın’dan Van’a, Çanakkale’den Şanlıurfa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada JİHA (Jandarma İnsansız Hava Araçları) ile havadan kesintisiz takip yapıldı. Karadan ise Jandarma Komandolarının desteğiyle lojistik ağlara darbe vurularak kaçakçılıkta kullanılan 81 araç ve 6 bot ele geçirildi.
"Göçmen Kaçakçılığı Organizatörlerine Yönelik Operasyonumuzda 50 TUTUKLAMA"
— Ali Yerlikaya (@AliYerlikaya) January 16, 2026
15 ilde son 2 haftadır Jandarmamız tarafından devam eden operasyonlarımızda; 155 Göçmen Kaçakçılığı Organizatörünü yakaladık❗
🔻50'si TUTUKLANDI.
🔻27’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.… pic.twitter.com/f0dnD7U2IZ
Göç yönetiminde güvenlik ve hukuk dengesi
Bakan Yerlikaya, göç yönetiminin güvenlik boyutunun sadece sahada değil, hukuk devleti ilkeleri ve insan hakları temelinde yürütüldüğünü vurguladı. Operasyonlar neticesinde deşifre edilen organizasyonların, büyük şehirlerden sahil şeridine kadar uzanan karmaşık bir ağ kurduğu saptandı. 27 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.
Sınır güvenliğinde caydırıcı mekanizmalar
Gelişmiş izleme ve denetim sistemlerinin sınır hattında etkinleştirilmesi, yasa dışı yolları teşvik eden yapılar üzerinde güçlü bir caydırıcılık oluşturuyor. Hem sahada hem de hukuki zeminde yürütülen bu mücadele, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelesindeki kararlılığını ve stratejik önceliklerini yansıtıyor.

Göçmen kaçakçılığında lojistik darbenin ekonomik boyutu
İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda 15 ilde gerçekleştirilen operasyon, sadece suç şebekelerini çökertmekle kalmadı; aynı zamanda yasa dışı göç trafiğini besleyen lojistik havuzu hedef aldı. 155 organizatörün yakalanmasıyla eş zamanlı olarak 81 araç ve 6 botun trafikten men edilmesi, suç ekonomisinin finansal damarlarını kesen bir engel olarak öne çıkıyor.
Lojistik altyapının maliyet analizi
Ele geçirilen 81 araç ve 6 botun toplam piyasa değeri, organizasyonların sahadaki hareket kabiliyetini doğrudan etkiliyor. Araçların el konulmasıyla suç gruplarının operasyonel maliyetleri katlanırken, yeni bir lojistik ağ kurmanın finansal yükü suçun sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor. Organizasyonların lojistik kayıpları, yasa dışı faaliyetlerin maliyet-fayda dengesini bozarak suç motivasyonunu aşağı çekiyor.
Teknoloji odaklı operasyonun verimliliği
JİHA destekli gözetleme sistemleri sayesinde operasyonel maliyetlerin düşürülmesi ve noktasal müdahalelerin yapılması, kamu bütçesinin verimli kullanımını sağlıyor. Teknoloji odaklı bu yaklaşım, geniş alanların manuel kontrol yerine akıllı sistemlerle denetlenmesini sağlayarak güvenlik harcamalarında tasarruf sağlıyor. 2026 yılı güvenlik vizyonunda yer alan bu dijitalleşme hamlesi, operasyon başına düşen maliyeti minimize ederken başarı oranını maksimize ediyor.
Yasa dışı ekonominin finansmanı ve caydırıcılık
Göçmen kaçakçılığı şebekelerinin finansal döngüsü, araç ve ekipman kayıplarıyla büyük bir darbe alıyor. Güvenlik stratejileri kapsamında lojistik imkanların kısıtlanması, sadece saha güvenliğini artırmakla kalmıyor; suçun maliyetini artırarak organizasyonların finansal ekosistemini çökertiyor. Hukuki zeminde yürütülen caydırıcı mekanizmalar, bu lojistik darbeyi kalıcı bir finansal kayba dönüştürüyor.




