Orta Doğu'da hafta başından bu yana şiddetini artıran askeri çatışmalar, küresel piyasalarla birlikte yurt içi döviz piyasasında da oynaklığı artırdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirasındaki değer kaybını sınırlamak ve piyasadaki döviz likiditesini tahkim etmek amacıyla doğrudan ve dolaylı müdahalelerle rekor seviyede döviz satışı gerçekleştirdi.
Piyasa kaynaklarından edinilen verilere göre, bankanın son bir haftalık süreçteki rezerv değişimi yaklaşık 15 milyar dolarlık bir azalışa işaret ediyor. Bu hacim, son yılların en yüksek haftalık müdahale rakamlarından biri olarak kayıtlara geçerken, USD/TRY paritesi 44,07 seviyelerinde dengelenmeye çalışıyor.
Rezerv yönetimi ve likidite projeksiyonu
TCMB, artan jeopolitik risk primi nedeniyle bozulan fiyatlama davranışlarını kontrol altına alabilmek adına aktif bir likidite yönetimi sergiliyor. Sektör temsilcileri, bankanın bu hamlesini döviz kurunda "şok" etkisini önlemek ve enflasyon hedeflerini korumak adına atılmış kritik bir adım olarak değerlendiriyor.
Geçtiğimiz hafta sonu başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar nedeniyle yeni haftaya bir dizi önlemle başlayan ekonomi yönetimi, piyasadaki likidite ihtiyacını karşılarken sınırlı yükselişi kontrol altında tutmayı hedefliyor. Kamu bankaları üzerinden yürütülen döviz arzının, spekülatif atakların önüne geçtiği gözlemleniyor.
Küresel yansımalar ve risk iştahı
ABD-İsrail hattı ile İran arasındaki gerilim sadece yerel kuru değil, gelişmekte olan ülke para birimlerinin tamamını baskı altında tutuyor. Türkiye'nin risk primindeki (CDS) yükseliş, yabancı yatırımcının temkinli duruşunu tetiklerken merkez bankasının rezerv gücü piyasanın en önemli çıpası haline gelmiş durumda.
Ekonomistler, çatışmaların süresinin ve kapsamının rezervler üzerindeki baskının devam edip etmeyeceğini belirleyeceğini vurguluyor. 2026 yılı makro hedefleri doğrultusunda, kur istikrarının korunması için rezerv kullanımının stratejik bir araç olarak kalmaya devam etmesi bekleniyor.




