Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), Fatih Karahan başkanlığında yılın ikinci toplantısını gerçekleştirmek üzere 12 Mart Perşembe günü bir araya geliyor. Saat 14.00’te kamuoyuna duyurulacak olan karar, ocak ayında başlayan faiz indirim döngüsünün hızına dair piyasalara kritik bir sinyal verecek. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası, ocak ayı toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 38’den yüzde 37’ye çekmişti.

Ekonomistlerin medyan beklentisi sabit faiz yönünde

TCMB tarafından düzenlenen beklenti anketine katılan 38 ekonomistin görüşleri, mart ayında "bekle-gör" stratejisinin ağır basacağını gösteriyor. Ankete katılan ekonomistlerin 37’si politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulacağını tahmin ederken, sadece bir ekonomist 50 baz puanlık bir indirim beklentisi paylaştı. Bu tablo, piyasanın ocak ayındaki indirimi "erken bir başlangıç" olarak değil, kontrollü bir gevşeme adımının ilk aşaması olarak gördüğünü kanıtlıyor.

Yıl sonu projeksiyonlarında yüzde 30 sınırı

Ankette dikkat çeken bir diğer önemli veri ise 2026 yıl sonu politika faizi beklentisi oldu. Ekonomistlerin yıl sonuna ilişkin medyan tahmini yüzde 30 olarak kaydedildi. Bu beklenti, yılın geri kalanında kademeli ve veriye dayalı indirim sürecinin devam edeceği varsayımını güçlendiriyor. Özellikle dezenflasyon sürecindeki kalıcılığın mart ayı metninde nasıl vurgulanacağı, nisan ve mayıs aylarındaki faiz patikası için belirleyici olacak.

Sistemik riskler ve likidite projeksiyonları

TCMB’nin mart ayı karar metninde, likidite koşulları ve iç talep dengelenmesine yönelik mesajlar piyasa aktörleri tarafından yakından izlenecek. Ocak ayındaki indirimin ardından piyasada oluşan likidite fazlasının sterilizasyonu ve mevduat faizlerindeki seyir, para politikasının aktarım mekanizması açısından kritik önem taşıyor. Ekonomistler, Merkez Bankası’nın faizi sabit tutsa dahi sıkı duruşun korunduğuna dair sözlü yönlendirmesini sürdüreceğini tahmin ediyor.

KKM bakiyesi mevduat içinde artık sadece sembolik düzeyde
KKM bakiyesi mevduat içinde artık sadece sembolik düzeyde
İçeriği Görüntüle

[Veri Kaynağı] rakamlarını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:

ANALİZ:

TCMB'nin mart ayı toplantısında faizi sabit bırakma eğilimi, dezenflasyon sürecinde elde edilen kazanımları riske atmama isteği olarak rasyonalize edilmektedir. Ocak ayındaki 100 baz puanlık "sembolik" indirimin ardından gelen bu mola, piyasa faizleri ile politika faizi arasındaki makasın açılmasını engelleme amacı taşımaktadır. Modellemelerimiz, yılın ilk çeyreğinde baz etkisinin azalmasıyla birlikte enflasyonun ana eğiliminde yaşanabilecek mevsimsel dalgalanmaların Merkez Bankası'nı daha ihtiyatlı bir patikaya ittiğini göstermektedir.

Sistemik risk noktaları açısından bakıldığında, 2026 yıl sonu için hedeflenen yüzde 30 seviyesi, reel sektörün finansman maliyetlerinde öngörülebilirlik sağlasa da, sermaye piyasaları üzerinde "getiri arayışı" baskısını canlı tutacaktır. BİST 100 endeksinde faiz kararı sonrası yaşanabilecek yatay seyir, bankacılık sektörü net faiz marjlarındaki toparlanma hızıyla sınırlı kalabilir. Yapısal dirençlerin kırılması için Merkez Bankası’nın faiz kararından ziyade, karar metninde yer alacak olan "parasal aktarım mekanizmasının etkinliği" vurgusu, likidite yönetimi açısından asıl belirleyici unsur olacaktır.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
TCMB mart ayı beklenti anketi ve para politikası projeksiyonu

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.