İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin şartlarını Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir üzerinden ABD’ye iletmeye çalıştığı bildirildi. Tasnim’e konuşan ve İran müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen isimsiz kaynak, Münir’in Tahran ziyaretinin bir ABD tehdit mesajını taşımadığını, İran’ın şartlarını Washington’a aktarmaya dönük bir arabuluculuk girişimi olduğunu söyledi. Bu anlatım İran tarafındaki isimsiz bir kaynağa dayanıyor ve Washington tarafından doğrulanmış bir müzakere kanalı niteliğinde değil.
Pakistan’ın arabuluculuk rolü ise resmî kayıtlarla yeni değil. Haziran ayında imzalanan İslamabad Mutabakatı kapsamında Pakistan, ABD ile İran arasındaki sürecin arabulucularından biri oldu. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, mutabakatın ardından yapılan teknik görüşmelerde ABD ve İran heyetleriyle birlikte Pakistan ve Katar’ın da arabulucu olarak yer aldığını duyurmuştu.
İran 5. maddenin uygulanmasını istiyor
Tasnim’e konuşan kaynak, İran’ın koşulları arasında ABD’nin İslamabad Mutabakatı’na dönmesi ve hükümlerini uygulamasının bulunduğunu, özellikle Hürmüz Boğazı’nı düzenleyen 5. maddenin Tahran açısından öne çıktığını belirtti.
Mutabakatın kamuya açıklanan metninde 5. madde, İran’ın ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli ve ücretsiz geçişi için geçici düzenlemeler yapmasını, ayrıca boğazın gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetleri konusunda Umman ile görüşmesini öngörüyor. Metnin kamuya açık kopyası American Presidency Project arşivinde yer alıyor.
İslamabad Mutabakatı, iki ülke arasındaki savaşı sonlandırmak ve Hürmüz’ün yeniden açılmasına çerçeve oluşturmak amacıyla haziran ayında imzalanmıştı. Mutabakatın imzalandığı aşamada Hürmüz geçişi, deniz ablukasının kaldırılması ve daha geniş bir nihai anlaşma için 60 günlük müzakere takvimi temel başlıklar arasındaydı.
Münir’in Tahran temasları diplomasi kanalını açtı
Münir, 24 Ağustos’taki Tahran temaslarında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi ile görüştü. Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, ziyaretin ardından tarafların ABD ile İran arasındaki çatışmanın gerilimini düşürme, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma ve çatışmaları sona erdirme başlıklarında “önemli ilerleme” sağladığını söyledi.
Reuters’ın 25 Ağustos tarihli haberinde de Pakistan ve İran’ın görüşmelerinde bu üç başlığın öne çıktığı, Pezeşkiyan’ın İran hükümetinin tutumunu açık biçimde anlattığı aktarıldı. Bununla birlikte, tarafların yeni bir görüşme takviminde uzlaştığına veya İran’ın ilettiği şartların ABD tarafından kabul edildiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.
ABD görüşme olmadığını daha önce açıklamıştı
Washington’ın kamuya açık tutumu farklı bir çizgide. ABD Başkanı Donald Trump, 18 Ağustos’ta İran ile “devam eden veya planlanmış” herhangi bir görüşme bulunmadığını söyledi. Trump aynı açıklamada ABD’nin deniz ablukasının sürdüğünü, Hürmüz Boğazı’nın açık ve işler durumda olduğunu ve deniz mayınlarının kaldırıldığını veya imha edildiğini savundu.
Bu nedenle Pakistan üzerinden yürüyen temasları doğrudan ABD ile İran arasında başlamış yeni bir müzakere olarak tanımlamak için yeterli kanıt yok. Mevcut tablo, İran’ın taleplerini üçüncü taraf üzerinden iletmeye çalıştığına dair bir kaynak anlatımı ile Washington’ın resmî görüşme yapılmadığı yönündeki kamuya açık açıklamasının aynı anda geçerli olabildiği bir arka kanal diplomasisine işaret ediyor.




