Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan sanayi sektörü, parasal sıkılaşma ve yüksek finansman maliyetlerinin baskısı altında 2026 yılına sert bir daralmayla başladı. Ocak ayında toplam sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 2,8, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 1,8 oranında düşüş kaydetti. Bu veriler, sanayide son 9 ayın en zayıf tablosuna işaret ederken, imalat sanayindeki yüzde 3,4’lük aylık kayıp toplam endeksi aşağı çeken temel faktör oldu.
Tüketim malları ve ara malında sert fren
Ana sanayi gruplarında en dikkat çekici gerileme dayanıklı tüketim mallarında yaşandı. Bu grupta üretim aylık bazda yüzde 6,9, yıllık bazda ise yüzde 17,2 oranında daraldı. Sanayi üretiminin geneline en büyük negatif etki ise ara mallarından geldi. Üretimin yaklaşık yüzde 90’ı KOBİ’ler tarafından gerçekleştirilen düşük ve orta teknoloji segmentindeki kan kaybı, imalat sanayindeki düşüşün ana kaynağı olarak analiz edildi.
Teknoloji gruplarında keskin ayrışma
Sanayideki genel karamsarlığa karşın yüksek teknoloji sektörü, savunma ve elektronik siparişlerinin etkisiyle pozitif ayrışmaya devam ediyor. Düşük teknoloji grubunda üretim aylık yüzde 1,2 azalırken, yüksek teknoloji üretiminde aylık yüzde 5,8, yıllık bazda ise yüzde 22 oranında rekor artış kaydedildi. Alt sektörler bazında ise "diğer ulaşım araçları" (demir, deniz, hava yolu ve askeri araçlar) yüzde 25,8 ile en sert düşüşü yaşarken, bilgisayar ve elektronik ürünleri yüzde 20 artışla zirvede yer aldı.
TÜİK üretim verilerini operasyonel performans rasyoları üzerinden incelediğimizde, reel sektördeki teknolojik ayrışma şu kritik başlıkları öne çıkarıyor:
ANALİZ:
Ocak ayı verileri, Türkiye sanayisinde "çift vitesli" bir yapının kemikleştiğini kanıtlamaktadır. Sıkı para politikasının yarattığı likidite kuruluğu ve talep daralması, finansman gücü zayıf olan KOBİ'lerin yoğunlaştığı düşük-orta teknoloji segmentini doğrudan vurmaktadır. İmalat sanayindeki yüzde 3,4’lük aylık düşüş, operasyonel kârlılıklar üzerindeki baskının üretim kapasitesine sirayet ettiğini göstermektedir. Buna karşın yüksek teknolojideki yüzde 22’lik yıllık büyüme, sanayinin katma değer odaklı bir dönüşüm sancısı içinde olduğunu, ancak bu dönüşümün henüz genele yayılmadığını kanıtlamaktadır. 2026 projeksiyonlarımızda, ihracat pazarlarındaki (özellikle Avrupa) zayıf talep devam ettiği sürece, sermaye yoğunluğu düşük alt sektörlerde kapasite kullanım oranlarının gerilemeye devam etmesi beklenmektedir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Sanayi üretiminde teknolojik makas ve kobi finansman çıkmazıŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





