TÜİK tarafından açıklanan son veriler, otomotiv piyasasının 2025 yılında hem sıfır hem de ikinci el tarafında eşi benzeri görülmemiş bir hareketliliğe sahne olduğunu kanıtladı. Toplam ikinci el araç devri bir önceki yıla göre yüzde 4,90 artarak 11 milyon 213 bin 405 adetle tüm zamanların rekorunu kırdı. Sadece otomobil özelinde bakıldığında ise satışlar 7 milyon 572 bin adedi aşarak pazarın lokomotifi oldu.
Aralık 2025 döneminde yaşanan yüzde 18,53’lük ani büyüme, yılın en yüksek aylık satış hacmine ulaşılmasını sağladı. Fiyat artışlarının enflasyon ve döviz kurlarının gerisinde kalması, otomobili bir yatırım aracı ve güvenli liman olarak gören kitlenin iştahını canlı tuttu. 2026 yılına devreden bu yüksek hacim, pazarın dinamiklerini temelden değiştiriyor.

Araç parkı gençleşiyor ve tüketici tercihi değişiyor
Verilerdeki en çarpıcı detaylardan biri, ortalama otomobil yaşının 13,3’ten 12,7’ye gerilemesi oldu. Tüketicilerin "eski model" araçlardan ziyade 0-5 yaş aralığındaki daha teknolojik ve az maliyetli araçlara yöneldiği görülüyor. Nitekim 0-5 yaş grubu otomobillerin devri 2 milyon adedi aşarak toplam satışlar içinde yüzde 27’lik en büyük payı sahiplendi.
Trafiğe kayıtlı 17,3 milyon otomobilin yakıt dağılımında dizel, benzin ve LPG arasındaki yüzde 30’luk denge korunsa da hibrit ve elektrikli araçların payındaki artış 2026 vizyonunun parçası haline geliyor. Hibrit araçların toplamdaki payı yüzde 4’e ulaşırken, elektrikli modellerin ikinci el piyasasında da ilk kez anlamlı bir hacim oluşturmaya başladığı gözlemleniyor.
2026 yılında sektörü bekleyen yeni düzenlemeler
Yeni yıla girilmesiyle birlikte ikinci el ticaretinde regülasyonlar ve maliyet kalemleri yeniden şekilleniyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla noterlerdeki araç devir işlemlerinde uygulanmaya başlanan nispi harç düzenlemesi, belgesiz satıcılar ile kurumsal galericiler arasındaki makası kurumsallaşma lehine açıyor. Sektör temsilcileri, bu adımın kayıt dışı ticareti dizginleyeceğini öngörüyor.
Diğer yandan, uzun süredir yürürlükte olan "6 ay ve 6 bin kilometre" kısıtlamasının akıbeti ve kredi faizlerindeki olası gevşeme sinyalleri 2026 pazarının yönünü belirleyecek ana unsurlar arasında. Arzın bollaştığı ve pazarlık gücünün alıcıya geçtiği bu yeni dönemde, fiyatların reel anlamda denge arayışını sürdürmesi bekleniyor.
Yollardaki her beş araçtan biri elektrikli: 2026 analizi
2025 rekorlarının ardından 2026 yılına yüzde 20’yi aşan pazar payı hedefiyle giren elektrikli araç sektörü, Togg T10F hamlesi ve 58 bin noktayı aşan şarj ağıyla artık ana akım tercih haline geldi.
Türkiye otomotiv pazarı, 2025 yılında 1 milyon 368 bin adetlik toplam satışla tarihi bir rekor kırarken, bu büyümenin motor gücü tam elektrikli araçlar oldu. ODMD verilerine göre geçtiğimiz yıl 191 bin 960 adetlik elektrikli araç satışıyla pazar payı yüzde 17,7 seviyesine ulaştı. 2026 yılının ilk haftalarında ise bu oran yüzde 20 barajını aşarak, satılan her beş yeni otomobilden birinin elektrikli olmasıyla sonuçlandı.
Tüketici tercihlerindeki bu radikal değişim, sadece çevresel farkındalıkla değil, işletme maliyetlerindeki avantaj ve gelişen model çeşitliliğiyle açıklanıyor. 2026 yılı itibarıyla piyasada 100’e yakın farklı elektrikli modelin rekabet etmesi, fiyatların daha geniş bir kitle için ulaşılabilir seviyelere çekilmesini sağladı.
Togg T10F ve yerli üretimde kapasite artışı
Yerli otomobil Togg, 2025 yılında 39 binden fazla satış yaparak liderliğini pekiştirirken, 2026 yılında pazarın asıl heyecan kaynağı fastback modeli T10F oldu. Sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak geniş çaplı teslimatlarına başlanan T10F, hem Türkiye hem de Almanya pazarında markanın ihracat kaslarını güçlendiriyor.
Ocak 2026 fiyat listelerinde T10X modelinin 1,8 milyon TL seviyelerinden başlaması, Togg’un pazar payını korumak adına agresif bir kredi ve finansman politikası izlediğini gösteriyor. Yerli üretimin yanı sıra küresel markaların Türkiye’ye özel "düşük ÖTV" dilimine giren modelleri, rekabeti üst segmente taşımış durumda.
Şarj altyapısında DATEX-II dönemi başlıyor
Elektrikli araç sahiplerinin en büyük kaygısı olan şarj erişimi, 2026 yılında altyapıdaki niceliksel artışla çözülme noktasına geldi. EPDK verilerine göre Kasım 2025 sonu itibarıyla 58 bini aşan şarj noktası sayısı, 2026 projeksiyonlarında 80 bin sınırına yaklaşmayı hedefliyor.
Sektör için en kritik virajlardan biri ise 14 Nisan 2026’da devreye girecek olan yeni regülasyon olacak. Bu tarihten itibaren tüm şarj istasyonu verilerinin DATEX-II formatında sunulması zorunlu hale getirilerek, kullanıcıların fiyat ve doluluk bilgilerine anlık erişimi şeffaflaştırılacak. Bu dijitalleşme hamlesi, elektrikli mobilite ekosisteminin olgunlaşma yılı olan 2026'da kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyacak.
Uzman Görüşü: 2026, Otomotivde 'Mülkiyet' Değil 'Ekosistem' Yılı Olacak
"2025 yılında kırılan 11 milyonluk ikinci el rekoru, Türkiye'de otomobilin sadece bir ulaşım aracı değil, hala en güçlü 'güvenli liman' yatırım enstrümanı olduğunu tescilledi. Ancak 2026 projeksiyonlarımız, pazarın artık sadece rakamlardan ibaret olmayacağını gösteriyor. Özellikle DATEX-II standartlarının devreye girmesi ve Togg T10F gibi yerli modellerin teslimat hızı, Türkiye’yi bölgenin elektrikli mobilite merkezine dönüştürüyor. Yatırımcılar için artık 'yaşlı araç' dönemi kapanırken, teknoloji odaklı ve düşük karbon ayak izli modellerin ikinci el değeri, geleneksel yakıtlı araçlarla olan makası hızla açacaktır."— Endeks24 Analiz Masası





