Borsa İstanbul, 2026 yılının ilk aylarında Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsü ve bilançolardaki toparlanma sinyalleriyle 18 Şubat'ta 14 bin 532 puanlık tarihi zirvesini test etmişti. Ancak 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonuyla bölgede tırmanan gerilim, piyasalardaki iyimser senaryoyu yerini riskten kaçış moduna bıraktı. Savaşın etkisiyle Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve petrol fiyatlarındaki artış, küresel enflasyon endişelerini tetikleyerek para politikasındaki gevşeme beklentilerini sekteye uğrattı.
Mart ayında %5,19'luk çıkış
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verileri, jeopolitik risklerin yatırımcı iştahı üzerindeki yıkıcı etkisini rakamlarla ortaya koydu. Şubat ayında 6 milyon 737 bin kişiyle zirve yapan yerli yatırımcı sayısı, Mart ayında yaşanan 349 bin 612 kişilik çıkışla keskin bir düşüş yaşadı. Aylık bazda kaydedilen yüzde 5,19'luk bu gerileme, Haziran 2024'ten bu yana görülen en hızlı "kaçış" olarak kayıtlara geçti.
Faiz indirimleri askıda kaldı
Savaşın makroekonomik dengeler üzerindeki baskısı, TCMB’nin faiz politikasında da zorunlu bir duraklamaya yol açtı. Mart ayı toplantısında yüzde 37 seviyesindeki politika faizini sabit bırakan Merkez Bankası’nın, 22 Nisan’daki toplantıda da mevcut seviyeyi koruması bekleniyor. Mevduat faizlerinin yüksek seyretmesi, borsa tarafındaki risk primiyle birleşince yatırımcıların sabit getirili araçlara yönelimi hız kazandı.
Gözler ateşkes ve kredi notlarında
Geçen hafta ilan edilen iki haftalık geçici ateşkes süreci piyasalar için bir nefes alanı oluştursa da, uzmanlar kalıcı barış sağlanmadığı sürece riskli varlıklara dönüşün sınırlı kalabileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki süreçte uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye değerlendirmeleri ve savaşın şirketlerin 2026 ilk çeyrek bilançolarına yansıması, borsa yatırımcısı için temel yön belirleyici faktörler olacak.
Sistemik risk noktalarını küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:Mart ayındaki rekor yatırımcı çıkışı, piyasadaki "beklentinin kırılması" olgusunun matematiksel sonucudur. 2026 başındaki 14.532 zirvesi, %37'lik politika faizinin aşağı yönlü ivmeleneceği varsayımıyla fiyatlanmıştı; ancak İran krizi, likidite projeksiyonlarını tamamen değiştirmiştir. MKK verilerindeki %5,19'luk erime, özellikle "finansal okuryazarlığı düşük ve halka arz ivmesiyle gelen" kitlenin, artan oynaklık (volatilite) karşısında sermaye koruma içgüdüsüyle hareket ettiğini göstermektedir.
Sistemik risk açısından en kritik eşik, mevduat faizlerinin %37-40 bandında sunduğu "risksiz getiri" bariyeridir. Borsa İstanbul’un bu bariyeri aşabilmesi için jeopolitik tansiyonun yapısal bir düşüş trendine girmesi ve TCMB’nin 2026 ikinci yarısı için faiz indirimi sinyalini yeniden masaya koyması gerekmektedir. Şirket bilançolarında savaş kaynaklı enerji maliyeti artışları, kısa vadeli çarpan analizlerinde baskı yaratmaya devam edebilir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Jeopolitik şokların yatırımcı demografisi ve likidite tercihleri üzerindeki etkisiŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





