ABD ile İran arasında iki aydan uzun süredir devam eden çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı çevresinde Cumartesi günü göreceli sakinlik gözlendi. Washington yönetimi, savaşı resmi olarak sona erdirmeyi ve yeni diplomatik görüşmeleri başlatmayı amaçlayan teklifine Tahran’dan gelecek yanıtı beklerken, İran tarafı henüz somut bir adım vermedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Cuma günü yaptığı açıklamada İran’dan “saatler içinde” yanıt beklendiğini söyledi. Rubio, Cumartesi günü Katar Başbakanı Muhammed bin Abdulrahman el-Thani ile Miami’de gerçekleştirdiği görüşmede Orta Doğu’da “istikrar ve güvenliğin korunması” için koordinasyonun süreceğini belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında İran’ın adı doğrudan geçmese de diplomatik temasların odağında Hürmüz hattındaki gerilim yer aldı.
LSEG verilerine göre Katarlı bir LNG tankerinin Cumartesi günü Pakistan’a gitmek üzere Hürmüz Boğazı’na yönelmesi dikkat çekti. Geminin geçişini tamamlaması halinde, çatışmaların başlamasından bu yana Katar’a ait bir LNG tankerinin boğazdan gerçekleştirdiği ilk sevkiyat olacak. Bölgedeki kaynaklar, İran’ın Katar ve Pakistan ile güven inşa etmeye yönelik sınırlı bir geçiş izni verdiğini aktardı.
Son haftalarda boğaz çevresinde yaşanan çatışmalar, küresel enerji arzı açısından kritik önemdeki su yolunda güvenlik risklerini yeniden gündeme taşıdı. Savaş öncesinde dünya petrol arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyordu. İran, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırılarının ardından İran dışı gemi trafiğini önemli ölçüde kısıtladı.
İran’a yakın Fars Haber Ajansı, Cuma günü İran güçleri ile ABD unsurları arasında zaman zaman çatışmalar yaşandığını bildirdi. Tasnim Haber Ajansı ise askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde gerilimin şimdilik kontrol altında olduğunu ancak yeni çatışma ihtimalinin sürdüğünü aktardı. ABD ordusu da İran bağlantılı iki geminin İran limanına giriş girişiminin engellendiğini açıkladı.
Körfez hattında güvenlik riski sürüyor
Gerilim yalnızca Hürmüz hattıyla sınırlı kalmadı. Birleşik Arap Emirlikleri, İran’dan gönderildiği belirtilen iki balistik füze ve üç insansız hava aracının hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı. Saldırılarda üç kişinin orta derecede yaralandığı bildirildi.
İran’ın son günlerde Körfez ülkelerine yönelik baskıyı artırması, ABD’nin “Özgürlük Projesi” kapsamında boğazdaki ticari gemilere askeri eskort sağlama planıyla aynı döneme denk geldi. ABD Başkanı Donald Trump ise Perşembe günü yaptığı açıklamada, 7 Nisan’da ilan edilen ateşkesin yaşanan gerilimlere rağmen teknik olarak sürdüğünü söyledi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi ise Washington’u diplomatik fırsatları askeri yöntemlerle baltalamakla suçladı. Araqchi, “Diplomatik çözüm masaya her geldiğinde ABD askeri seçeneği tercih ediyor” ifadelerini kullandı.
Avrupa ve ABD arasında yaklaşım farkı
Washington yönetimi, Hürmüz’deki deniz trafiğini güvence altına alma konusunda uluslararası destek arayışını sürdürüyor. Rubio, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile yaptığı görüşmenin ardından Avrupa ülkelerinin ABD’nin güvenlik girişimlerine neden sınırlı destek verdiğini sorguladı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise Stockholm’de yaptığı açıklamada Avrupa’nın İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme hedefinde ABD ile ortak zeminde bulunduğunu ancak diplomatik çözümün korunması gerektiğini belirtti. İngiltere de Fransa ile koordinasyon içinde bölgede olası çok uluslu deniz güvenliği operasyonu için savaş gemisi konuşlandırdığını duyurdu.
ABD yönetimi diplomasi kanallarını açık tutarken ekonomik baskıyı da artırıyor. ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın Shahed tipi insansız hava araçları üretiminde kullanılan ekipman ve hammaddelerin tedarikine destek verdikleri gerekçesiyle Çin ve Hong Kong merkezli 10 kişi ve şirkete yaptırım uygulandığını açıkladı.




