Türk çelik sanayisinin en büyük dış pazarı olan Avrupa Birliği, 2018'den bu yana uyguladığı çelik korunma önlemini köklü biçimde değiştiriyor. 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren yeni rejim, vergisiz ithalat kotasını yaklaşık yüzde 47 daraltırken kota aşımında uygulanan vergiyi yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarıyor. Almanya, İtalya ve Romanya gibi pazarlara yılda milyonlarca ton çelik gönderen Türkiye için bu, son dönemde tek tek ülkelerden gelen kota kararlarının çok ötesinde bir etki anlamına geliyor.
Hâlihazırdaki sistem, 2018'de devreye alınan ve 30 Haziran 2026'da süresi dolan korunma önlemine dayanıyor. Bu rejimde yıllık yaklaşık 33,8 milyon tonluk ithalat gümrük vergisinden muaf tutuluyor, kotayı aşan sevkiyatlara yüzde 25 ek vergi uygulanıyor. Türkiye, Gümrük Birliği'nin de etkisiyle bu kotadan en çok yararlanan ülkelerden biri oldu. Sıcak haddelenmiş yassı çelikten inşaat demirine kadar birçok üründe ülke kotasını dönem başında hızla doldurması, AB pazarındaki güçlü konumunu gösteriyordu.
Yeni rejim neyi değiştiriyor
Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi'nin üzerinde uzlaştığı yeni düzenleme, mevcut sistemi her yönüyle sıkılaştırıyor. Vergisiz kota 18,3 milyon tona iniyor, kapsam 30 ürün kategorisine genişliyor ve kota dışı vergi ikiye katlanarak yüzde 50'ye yükseliyor. Buna ek olarak getirilen ergitme ve döküm (melt and pour) menşe kuralı, çeliğin hangi ülkede eritilip döküldüğünü esas alıyor ve düşük maliyetli girdiyle dolaşımı sınırlamayı amaçlıyor.
Türkiye'yi neden daha sert vuruyor
Yeni tahsis planında Türkiye'nin sıcak haddelenmiş yassı çelikteki kotası yaklaşık 633 bin tona iniyor. Türk üreticilerin bu üründeki kotayı geçmişte dönemin ilk günlerinde tükettiği dikkate alındığında, daralan tavanın çok daha erken aşılması ve sevkiyatların yüzde 50 vergiyle karşılaşması bekleniyor. Türkiye'nin AB'ye çelik ihracatı 2025 itibarıyla yaklaşık 6 milyon ton ve 4 milyar euro düzeyinde bulunuyor.
Öte yandan ergitme ve döküm şartı, ithal yarı mamulle üretim yapan haddehaneler için ayrı bir kısıt getiriyor. Menşe kuralını karşılamakta zorlanan bu tesisler, yurt içindeki entegre üreticilere daha bağımlı hale gelebilir; bu da maliyet ve rekabet gücü tarafında ek baskı anlamına geliyor.
Kota rejimi yıllarca, çoğu zaman fark edilmeden Türkiye lehine işledi. Yeni düzenleme bu avantajı tersine çevirme riski taşıyor.
Sektör değerlendirmeleriKorumacılık zinciri büyüyor
Avrupa'daki bu değişim tek başına değil. ABD çelik ithalatında yüzde 50 ek vergi uygularken, Kanada da Serbest Ticaret Anlaşması bulunmayan ülkelere yönelik tarife kotası rejimini 2027'ye uzattı. Ancak Türk çelik ihracatının hacimce ağırlığı AB'de olduğundan, sektör açısından asıl belirleyici eşik 1 Temmuz'da Brüksel'de devreye giriyor. Türkiye, Avrupa'nın en büyük çelik üreticisi konumunu korurken, ana pazarındaki bu daralmaya yüksek katma değerli ürünler ve pazar çeşitlendirmesiyle yanıt vermeye çalışıyor.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.




