Yaz sezonuna sayılı gün kala gelen turizm verileri, bilançonun yalnızca otel doluluğundan ibaret olmadığını gösterdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Emniyet Genel Müdürlüğü kaynaklı geçici verilerine göre mayısta Türkiye'ye giren yabancı sayısı bir yıl öncesine göre yüzde 3,58 geriledi ve 4 milyon 856 bin 862 kişide kaldı. Düşüş tek aya özgü de değil; nisanda yüzde 9,4'ü bulan kaybın ardından yön ikinci ayda da aşağı.
Düşüş ikinci aya taşındı
Yılın ilk beş ayında toplam ziyaretçi sayısı yüzde 2,56 azalarak 15 milyon 226 bin 624'e indi. Mayısta iller arasında Antalya 1 milyon 619 bin 78 girişle ilk sırayı alırken, İstanbul 1 milyon 616 bin 117 ile neredeyse başa baş geldi. İki kent tek başına mayıs girişlerinin yaklaşık üçte ikisini topladı. Ocak-Mayıs toplamında ise İstanbul yüzde 45,67 payla açık ara önde yer aldı.
Pahalılık algısı cüzdana yansıyor
Sayıdaki gerilemeyi yalnızca mevsim ya da ulaşım dalgalanmasıyla açıklamak eksik kalıyor. Yabancı kart harcamalarındaki düşüş, ziyaretçinin hem daha az geldiğini hem de geldiğinde daha az harcadığını ortaya koyuyor.
Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre işlem başına ortalama harcama 60 doların altına kadar geriledi. Daha çarpıcı olanı, yerli kartların yurt dışı harcamasının 699,7 milyar lirayla ilk kez yabancı kartların Türkiye'deki harcamasını, yani 496,1 milyar lirayı geçmesi oldu. Yani ülkeden çıkan kart parası, gelenin önüne geçti.
Doğal ve kültürel zenginlikler yerinde duruyor. Erozyon fiyatlandırmada, maliyet yapısında ve pahalılık algısında yaşanıyor.
Bu tablonun arkasında yapısal bir neden var. Yüksek enflasyon ve liranın reel olarak değerlenmesi otel, yeme-içme ve ulaşım fiyatlarını döviz cinsinden yukarı çekti. Benzer deneyimi daha ucuza sunan destinasyonlar, fiyata duyarlı ziyaretçi için cazip hale geldi. Piyasa görüşüne göre sorun doğal ya da kültürel çekicilikte değil, maliyet yapısında ve fiyatlandırmada.
Gelir tarafı henüz aynı hızda düşmedi
Tablonun tek yönlü olmadığını da eklemek gerekiyor. Ziyaretçi sayısı gerilerken, TCMB ve TÜİK verilerine göre seyahat geliri yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artışla 9,9 milyar dolara çıktı. Kişi başı harcama ve değişen ziyaretçi profili, sayı kaybını gelir tarafında bir süre daha telafi edebiliyor. Ancak sayı ile gelir arasındaki bu makas, fiyat rekabetindeki aşınma sürerse kapanabilir.
Mayıs verisi tek başına alarm zili değil. Yine de ziyaretçi sayısındaki gerileme ile kart harcamasındaki düşüş yan yana konduğunda, kısa vadede kaybedilen gelirin orta vadede istihdam ve yatırım tarafına sirayet etme riski masada duruyor.
Mayıs rakamı tek başına panik gerektirmiyor; izlenmesi gereken, ziyaretçi sayısı ile turizm geliri arasındaki makasın yaz sezonunda hangi yöne açılacağı. Fiyat rekabetindeki aşınma kalıcı hale gelirse, kişi başı harcamanın gelir tarafında yarattığı tampon zamanla zayıflar. Sektörün önündeki kritik eşik, ucuzluk algısına geri dönmeden değer önerisini güçlendirebilmek.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





