Ortadoğu'daki çatışmanın enerji hattına sıçraması, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesini ilgilendiren bir cepheyi yeniden açtı. İran'ın, küresel petrol akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatmasının ardından Brent petrol 95 dolara dayandı. Savaş öncesinde varil başına 70 dolar olan gösterge, kısa sürede üçte birden fazla pahalandı. Yükselen enerji maliyeti, Merkez Bankası'nın yüzde 37'de tuttuğu politika faizini indirme takviminin önüne yeni bir soru işareti koydu.
Enerji faturası dezenflasyonu yokluyor
Türkiye, petrol ve doğal gazda büyük ölçüde dışa bağımlı bir ekonomi. Varil fiyatındaki kalıcı bir yükseliş; akaryakıt, ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerinden manşet enflasyona, oradan da fiyatlama davranışına yansıyor. Mayıs ayında tüketici enflasyonu yıllık yüzde 32,61, aylık yüzde 1,71 olarak açıklanmıştı. Petrolün yüksek seyri uzarsa, son aylarda yavaşlayan fiyat artışlarının ana eğilimi yeniden yukarı yönlü baskı görebilir. Bu da indirime giden yolu uzatan en somut risklerin başında geliyor.
İndirim için takvim eylüle kayıyor
Faiz patikasına ilişkin değerlendirmesini paylaşan ekonomist İris Cibre, temmuz toplantısını indirim için güçlü bir ihtimal olarak görmüyor. Ağustosun toplantısız bir ay olması nedeniyle gözlerin eylüle çevrildiğini belirten Cibre, rezerv görünümü ve enflasyon eğiliminin destek vermesi halinde Merkez Bankası'nın bu pencereyi değerlendirebileceğini söylüyor. Cibre'ye göre Hürmüz'ün yeniden açılması, enerji fiyatları ve Fed projeksiyonlarında gevşeme getirir; repo ihalelerinin devreye girmesiyle birlikte bu, faizde otomatik bir indirim anlamı taşır. Buna karşın temmuzdaki yönetilen fiyat artışları, tablonun gözden kaçırılmaması gereken tarafında duruyor.
Yavaşlayan aktivite ve yurt içi döviz talebinin olmaması nedeniyle yüzde 34 yıl sonu faiz beklentimi koruyorum.
İris Cibre, Phoenix DanışmanlıkSenaryo iki yönlü ilerliyor
Tablonun diğer ucunda boğazın kapalı kalması ve Fed'den faiz artırımının fiyatlanması ihtimali var; Cibre bu artırımı beklemediğini ifade ediyor. Yavaşlayan iktisadi aktivite ile zayıf yurt içi döviz talebi ise indirim beklentisini destekleyen tarafta. Bu denklemde yıl sonu için telaffuz edilen yüzde 34, mevcut seviyeden geri çekilmenin koşullara bağlı olduğunu gösteriyor.
34Ekonomist İris Cibre'nin koruduğu yıl sonu politika faizi beklentisi; bugünkü yüzde 37'den yaklaşık 3 puanlık indirime işaret ediyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.




