Türkiye’nin 2025 yılı boyunca tanıklık ettiği iç göç hareketliliği, Ocak 2026 itibarıyla netleşen verilerle sanayi ve hizmet sektöründeki kümelenmeyi gözler önüne seriyor. İş imkanları, eğitim olanakları ve yaşam kalitesi arayışı, milyonlarca vatandaşın rotasını İstanbul, Ankara ve İzmir ekseninden ayırmazken; Antalya, Mersin ve Tekirdağ gibi iller ivme kazanan yeni merkezler olarak öne çıkıyor.
Üretim havzaları nüfusun yeni çekim noktası
Marmara Denizi çevresindeki sanayi kuşağı, Türkiye’nin en yoğun göç trafiğini yönetmeye devam ediyor. İstanbul, devasa ekonomik ekosistemiyle listenin başında yer alırken; Kocaeli, Bursa ve Tekirdağ gibi komşu iller, organize sanayi bölgelerindeki istihdam artışıyla nüfus yoğunluğunu artırıyor. Bu iller, sadece çevre illerden değil, ülke genelinden nitelikli iş gücü çekerek bölgesel kalkınmanın motoru işlevini görüyor.
2026 TÜRKİYE İÇ GÖÇ RAPORU: EN ÇOK GÖÇ ALAN İLK 10 İL
Türkiye’nin 2026 yılı projeksiyonları ve 2025 yılı kesinleşen verileri ışığında, demografik hareketliliğin en yoğun olduğu merkezler aşağıdaki tabloda rasyonalize edilmiştir.
| Sıra | İl | Temel Göç Dinamiği ve Sektörel Odak |
| 1 | İstanbul | Finans Merkezi, Global Ticaret ve Eğitim Ekosistemi |
| 2 | Ankara | Kamu Yönetimi, Savunma Sanayii ve Akademik Merkez |
| 3 | İzmir | Yaşam Kalitesi, Yenilenebilir Enerji ve Turizm |
| 4 | Antalya | Uluslararası Turizm, Hizmet Sektörü ve Tarım |
| 5 | Bursa | Otomotiv Endüstrisi ve İleri Teknoloji Üretimi |
| 6 | Kocaeli | Ağır Sanayi Kümelenmesi ve Kimya Endüstrisi |
| 7 | Balıkesir | Gıda Sanayii ve Marmara-Ege Geçiş Koridoru |
| 8 | Konya | Makine İmalatı ve Tarım Teknolojileri |
| 9 | Mersin | Lojistik Hub, Liman Faaliyetleri ve Dış Ticaret |
| 10 | Tekirdağ | Sanayi Havzası Genişlemesi ve İstanbul Desantralizasyonu |
Turizm ve lojistik merkezlerinde demografik sıçrama
Akdeniz ve Ege kıyılarında turizm odaklı büyüme, Antalya ve İzmir’i kalıcı göçün odak noktası haline getirdi. Hizmet sektöründeki çeşitlilik ve iklimsel avantajlar, emekli nüfusun yanı sıra uzaktan çalışan beyaz yakalı grubun da bu illere yönelmesine neden oluyor. Lojistik ve liman faaliyetlerinin merkezi konumundaki Mersin ise, Akdeniz’deki stratejik ticari genişleme sayesinde göç listesinde üst sıralara tırmanmayı sürdürüyor.
Türkiye'nin demografik veri setlerini makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Göçün sanayi ve turizm aksına yığılması, 2026 yılında bu bölgelerde konut arzı üzerinde sistemik risk noktaları oluştururken, aynı zamanda ölçek ekonomisi potansiyelini tetikliyor. İstanbul’un doygunluk noktasına yaklaşmasıyla birlikte Tekirdağ ve Kocaeli gibi illerin "taşma etkisi" ile büyümesi, Marmara Bölgesi'ni tek bir devasa sanayi havzasına dönüştürüyor. 2027 projeksiyonlarımız, bu hareketliliğin devam etmesi halinde özellikle Mersin ve Antalya aksında altyapı yatırımlarının GSYH içindeki payının artırılması gerektiğini gösteriyor. İstihdamın bu illerde yoğunlaşması, yerel ekonomilerde canlılık yaratsa da gayrimenkul fiyatlarındaki likidite modellerini yukarı yönlü zorlamaktadır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Türkiye iç göç ve bölgesel kalkınma projeksiyonuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





