ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran ile süregelen çatışmalarda yaralanan Amerikan hizmet üyelerinin toplam sayısının 300'ü geçtiğini duyurdu. Cuma günü Suudi Arabistan'da bulunan Prens Sultan hava üssüne düzenlenen ve 6 balistik füze ile 29 insansız hava aracının (İHA) kullanıldığı saldırı, son dönemdeki en ağır bilançolardan birine yol açtı. Saldırıda en az 15 askerin ağır yaralandığı, bunlardan 10’unun ABD personeli olduğu bildirildi.
Gelişmelerin ardından ABD, küresel askeri stratejisinde kritik bir değişikliğe giderek Pasifik bölgesindeki unsurlarını Orta Doğu’ya kaydırdı. Yaklaşık 2.500 Deniz Piyadesi taşıyan USS TRIPOLI amfibi hücum gemisi bölgeye ulaştı. Tayvan çevresinde tatbikatta olan 31. Deniz Seferi Birimi, gelen acil emirle rotasını Körfez hattına çevirdi.
Pasifik'ten Orta Doğu'ya stratejik güç kayması
USS TRIPOLI'nin bölgeye ulaşması, ABD’nin Orta Doğu’daki operasyonel kapasitesini sadece kara birlikleriyle değil, amfibi saldırı varlıkları ve savaş uçaklarıyla da tahkim ettiğini gösteriyor. Ayrıca San Diego’dan yola çıkan USS BOXER ve beraberindeki iki geminin de kısa süre içinde bölgeye ulaşması bekleniyor. Bu sevkiyat, ABD'nin İran karşısında çok katmanlı bir askeri baskı kurma isteğini kanıtlıyor.
Körfez'de askeri tırmanış ve lojistik sevkiyat
Suudi Arabistan'daki üslerin hedef alınması, savaşın coğrafi sınırlarının genişlediğine ve lojistik merkezlerin risk altında olduğuna işaret ediyor. İran'ın balistik füze ve İHA kombinasyonlu saldırıları, bölgedeki hava savunma sistemlerinin sürdürülebilirliğini test ederken, ABD’nin Pasifik'ten kuvvet çekmesi küresel güvenlik mimarisinde "öncelik değişimi" tartışmalarını da beraberinde getiriyor.





