Ekonomist ve iş insanı Osman Yeşilyurt liderliğindeki heyet, Londra’da uluslararası ticaretin dijitalleşmesine yönelik kritik temaslarda bulundu. Heyet, ICC United Kingdom Genel Sekreteri Chris Southworth ile gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ticaret hacmini artırmaya yönelik dijital ticaret standartları, veri uyumu ve sınır ötesi ticaret altyapıları üzerine kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Görüşmelerde özellikle dijitalleşmenin ticaret maliyetlerini düşürücü etkisi ve yatırım süreçlerini hızlandırıcı rolü öne çıktı.

Bu temasların ardından Endeks24’e konuşan Yeşilyurt, yalnızca ikili ticaret perspektifini değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin küresel konumunu ve finansal piyasaların yönünü de değerlendirdi. 2026 yılına ilişkin öngörülerinde BIST 100 endeksinin güçlü bir yükseliş potansiyeli taşıdığına dikkat çeken Yeşilyurt, mevcut ekonomik konjonktürün hisse senetlerini ön plana çıkardığını ifade etti.

Yeşilyurt’a göre, yüksek enflasyon ortamı ve buna paralel gelişen negatif reel faiz dinamiği, yatırımcıları geleneksel tasarruf araçlarından uzaklaştırarak alternatif getiri arayışına yönlendiriyor. Bu noktada BİST, hem likidite hem de getiri potansiyeli açısından öne çıkan ana piyasa haline geliyor. Yeşilyurt, bu dinamiklerin etkisiyle BIST 100 endeksinin 2026 yılı sonunda 20.000 puan seviyesine yaklaşabileceğini, hatta uygun koşullarda bu seviyenin aşılabileceğini dile getirdi.

Altın fiyatlarında ABD-İran etkisi sürüyor
Altın fiyatlarında ABD-İran etkisi sürüyor
İçeriği Görüntüle

Yükseliş beklentisinin yalnızca kısa vadeli fiyat hareketlerinden kaynaklanmadığını belirten Yeşilyurt, sürecin daha derin bir yapısal dönüşümü işaret ettiğini vurguladı. Özellikle son yıllarda artan yerli yatırımcı sayısının kalıcı hale gelmesi, piyasanın tabanını güçlendirirken, yabancı yatırımcıların henüz sınırlı düzeyde konumlanmış olması yukarı yönlü potansiyelin devam ettiğine işaret ediyor. Bu durum, olası yabancı girişlerinin endeks üzerinde çarpan etkisi yaratabileceği şeklinde değerlendiriliyor.

Emtia ve sektör ayrışması öne çıkıyor

Yeşilyurt, 2026 yılı piyasalarında belirleyici olacak bir diğer ana başlığın emtia fiyatları olduğunu ifade etti. Özellikle petrol fiyatlarında yukarı yönlü bir trendin devam etmesi halinde, bu durumun sektörler arasında belirgin performans farkları yaratabileceğini söyledi. Artan enerji maliyetlerinin başta havayolu şirketleri olmak üzere ulaştırma sektöründe kârlılığı baskılayabileceğini belirten Yeşilyurt, buna karşılık rafineri ve enerji şirketlerinin daha güçlü finansal sonuçlar açıklayabileceğini dile getirdi.

Bu tablo, genel endeks yükselişine rağmen homojen bir piyasa performansı beklenmemesi gerektiğine işaret ediyor. Yeşilyurt, yeni dönemde yatırımcıların endeks bazlı hareket etmek yerine sektör ve şirket seçimine odaklanmasının kritik olacağını vurguladı.

Altın tarafına ilişkin değerlendirmelerinde ise daha temkinli bir görünüm çizen Yeşilyurt, küresel jeopolitik risklerin devam ettiğini ancak fiyatların hali hazırda yüksek seviyelerde bulunması nedeniyle yukarı yönlü potansiyelin sınırlı kalabileceğini ifade etti. Bu çerçevede altının 2026 yılında yüksek getiri sağlayan bir yatırım aracından ziyade, portföylerde risk dengeleme fonksiyonu üstlenen bir enstrüman olarak öne çıkacağını belirtti.

Jeopolitik gelişmeler ve Türkiye’nin konumu

Küresel ölçekte ABD ile İran arasında artan gerilimlerin enerji piyasaları ve ticaret hatları üzerinde yeniden şekillendirici bir etki yarattığını belirten Yeşilyurt, Türkiye’nin bu süreçte stratejik öneminin daha da arttığını ifade etti. Enerji koridorları, lojistik ağlar ve bölgesel ticaret geçişleri açısından kritik bir konumda bulunan Türkiye’nin, küresel belirsizlik dönemlerinde dengeleyici rol üstlendiğini dile getirdi.

Bu stratejik konumun, BİST’te işlem gören özellikle savunma sanayi, enerji ve lojistik şirketleri açısından orta vadede pozitif yansımalar yaratabileceği değerlendiriliyor. Yeşilyurt, bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin hem iç talep hem de dış bağlantılar açısından avantajlı bir konumda bulunduğunu belirtti.

Osman Yeşilyurt 2026 yılına ilişkin genel çerçeveyi “seçici ralli” olarak tanımlayan Yeşilyurt, endeks genelinde yukarı yönlü bir eğilim görülse bile tüm hisselerin aynı performansı göstermeyeceğini ifade etti. Bu nedenle yatırımcı davranışlarında daha analitik ve seçici bir yaklaşımın öne çıkacağı bir döneme girildiğini vurguladı. Sermayenin daha bilinçli yönlendiği, şirket bazlı hikâyelerin fiyatlandığı bir piyasa yapısının oluştuğunu söyledi.

Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.