ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yeni başkanı Kevin Warsh, koltuğa oturduktan sonraki ilk basın toplantısında para politikasının yönüne dair somut bir işaret vermekten kaçındı. Bu tutum, yıl sonuna kadar faiz cephesinde birbirinden çok farklı senaryoları açık bıraktı: temmuz sonundan itibaren peş peşe faiz artışları da, faizlerin süresiz sabit tutulması da masada. Belirsizlik yalnızca ABD piyasalarını değil, başta Türk lirası ve Borsa İstanbul olmak üzere gelişen piyasaları da yakından ilgilendiriyor.
Warsh neden kart açmıyor
Warsh'ın suskunluğu tesadüf değil. Yeni başkan uzun süredir Fed'in daha az konuşup daha çok icraat yapması gerektiğini savunuyor; zaman zaman piyasanın beklemediği sürpriz kararların alınmasını da sakıncalı görmüyor. Geçen hafta düzenlediği ilk basın toplantısında, bundan sonrası için ileriye dönük yönlendirme yapamayacağını söylemekle yetindi ve altı hafta sonra yeniden toplanacaklarını hatırlattı. Bu yaklaşım, başkanın "reaksiyon fonksiyonunu", yani yeni ekonomik verilere nasıl tepki vereceğini hâlâ büyük ölçüde bilinmez kılıyor.
Bundan sonra ne yapacağımıza ilişkin ileriye dönük yönlendirme yapamam. İyi haber şu ki altı hafta sonra yeniden toplanacağız.
Kevin Warsh, Fed BaşkanıEnflasyon hâlâ hedefin üzerinde
Belirsizliğin merkezinde enflasyon var. Axios'un aktardığına göre Fed'in tercih ettiği enflasyon göstergesi son 12 ayda yüzde 3,4 arttı ve fiyat baskıları beş yıldır bankanın yüzde 2'lik hedefinin üzerinde seyrediyor. Tartışma, bu yükselişin ne kadarının kalıcı olduğu üzerine. Gümrük tarifelerindeki artışlar ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yol açtığı tedarik zinciri sorunları, kimi ekonomistlerce tek seferlik faktörler olarak değerlendiriliyor. Fed'in yüzde 2 hedefine dönme konusundaki güvenilirliğini tazelemek için politikayı daha da sıkılaştırması gerekip gerekmediği ise açık bir soru.
İki faiz patikası masada
SGH Macro Advisers ekonomistleri Tim Duy ve Josh Lehner, yayımladıkları notta olasılık hesaplarına iki ayrı faiz patikası koyduklarını belirtti. İlk senaryoda Fed, eski Başkan Jerome Powell dönemindeki çizgiyi sürdürüyor; geçici baskıların zamanla geçeceğine güvenip faizleri sabit tutuyor. İkinci senaryoda banka önceki politikadan belirgin biçimde ayrılıp faiz artırımlarına başlıyor. Analistler, kendi öznel değerlendirmelerinde rejim değişikliği ihtimalini daha olası gördüklerini, ancak yönlendirme olmadığı için Warsh'ın nasıl hareket edeceğini ancak zamanla öğrenebileceklerini yazdı.
Belirsizlik Türk lirası ve borsada nasıl hissedilir
Fed'in atacağı adım etkisini yalnızca ABD piyasalarında göstermiyor. Faiz patikasındaki belirsizlik, küresel risk iştahı ve dolar üzerinden gelişen piyasalara, dolayısıyla Türk lirası ile Borsa İstanbul'a da taşınıyor. Mekanizma şöyle işliyor: Fed'in faizi yüksek tutacağı ya da artıracağı beklentisi güçlendiğinde dolar değer kazanıyor, gelişen ülke varlıklarından çıkış eğilimi artıyor; faizlerin sabit kalacağı ve zamanla ineceği senaryosu öne çıktığında ise risk iştahı toparlanıyor ve sermaye yeniden gelişen piyasalara yöneliyor.
Türkiye cephesinde tablo şimdilik dengede görünüyor. Endeks24'ün connector verisine göre dolar/TL 26 Haziran kapanışında 46,66, euro/TL ise 53,15 düzeyinde bulunuyor. Borsa İstanbul'un ana endeksi BIST 100, son seans kapanışında 14.274 puan seviyesindeydi; teknik göstergeler endeksin yatay bir seyirde olduğuna, göreli güç endeksinin (RSI) 60 dolayında dengeli bir bölgede bulunduğuna işaret ediyor.
Faiz tarafında yurt içi getiriler yüksek seyrini koruyor. İki yıllık gösterge tahvilin bileşik getirisi yüzde 40,33, on yıllık tahvilinki yüzde 33,14 düzeyinde. Bu yüksek getiri, yabancı yatırımcı açısından TL cinsi varlıkları cazip kılan unsurların başında geliyor; ancak bu cazibe, küresel risk iştahının yönüne sıkı sıkıya bağlı. Fed'in sürpriz bir sıkılaştırmaya gitmesi, gelişen piyasa para birimleri üzerinde baskı oluşturabilecek senaryoların başında sayılıyor.
Piyasa profesyonellerine göre asıl mesele yön değil, belirsizliğin kendisi. Net bir yönlendirme olmadığında yatırımcılar farklı senaryoları aynı anda fiyatlamak zorunda kalıyor; bu da kur ve hisse tarafında oynaklığı besleyebiliyor. Warsh'ın önümüzdeki haftalarda vereceği sinyaller, gelişen piyasa varlıklarına yönelik konumlanmanın da belirleyicisi olacak.
Sırada hangi tarihler var
Warsh'ın görüşlerinin netleşebileceği iki kritik durak, temmuz sonundaki faiz toplantısından önce takvimde yerini aldı.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





