Citigroup ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, TCMB’nin yaklaşık yüzde 40 düzeyindeki ortalama fonlama maliyetini yüzde 37’lik politika faiziyle hizalamasında iki piyasa değişkeninin belirleyici olacağını değerlendirdi. Analizde sermaye girişlerinin hızı ile dolarizasyon eğilimi, bir haftalık repo fonlamasına dönüşün ve faiz indirim patikasının temposu açısından öne çıktı.
Bloomberg HT’nin aktardığı Citi analizinde, Merkez Bankası’nın likiditeyi daha pahalı gecelik faiz üzerinden sağlamaya devam ettiği, normalleşmenin zamanlamasının ise piyasa koşullarına bağlı kalacağı belirtildi. TCMB de 13 Ağustos tarihli Enflasyon Raporu sunumunda para piyasası faizlerinin yaklaşık yüzde 40’ta oluştuğunu ve bir haftalık repo ihalelerinin kullanılmadığını açıkladı.
Enflasyon tahmini ara hedefin üzerinde
TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini 13 Ağustos’ta yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltti. Yüzde 24’lük ara hedef ise değiştirilmedi. Böylece tahmin ile ara hedef arasındaki fark 4 puana çıktı. Banka, yukarı yönlü revizyonda motorin, doğal gaz, enerji dışı emtia ve gıda fiyatlarının yanı sıra yönetilen ve yönlendirilen fiyatlardaki gelişmelerin etkili olduğunu bildirdi.
Citi ekonomistleri, ara hedef ile tahmin arasındaki farkın genişlemesinin beklentileri çıpalama açısından izlenmesi gereken bir unsur olduğunu değerlendirdi. Kurumun 2026 sonu enflasyon tahmini yüzde 31,8 seviyesinde bulunuyor. Bu tahmin, TCMB’nin yüzde 28’lik son tahmininin 3,8 puan üzerinde.
Faiz indirim alanı sınırlı görülüyor
Analizde gıda fiyatlarının seyri, sonbaharda giyim grubunda oluşabilecek yukarı yönlü baskılar ve zayıflayan iç talebin hizmet enflasyonunu ne ölçüde sınırlayacağı başlıca riskler arasında sıralandı. Citi, bu görünüm altında TCMB’nin temkinli duruşunu koruyarak faiz indirimlerini kademeli sürdürmesini bekliyor.
TCMB’nin mevcut uygulamasında politika faizi yüzde 37 seviyesinde bulunurken, likidite yönetimi efektif fonlama maliyetini yaklaşık yüzde 40’ta tutuyor. Politika faizi ile gecelik fonlama arasındaki fark, olası normalleşme adımlarında yalnız PPK kararının değil likidite politikasının da fiyatlamalar açısından belirleyici olmasına neden oluyor.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, son Enflasyon Raporu sunumunda sıkı para politikası duruşunun korunacağını, enflasyon beklentileri ile fiyatlama davranışlarının dezenflasyona katkı sağlayacak biçimde politika sıkılığının belirleneceğini söyledi. Citi’nin çerçevesinde ise sermaye akımlarının gücü ve döviz talebinin seyri, fonlamanın politika faizine ne hızda yaklaşabileceğinin temel göstergeleri olarak öne çıkıyor.





