Yabancı yatırım bankalarının Türkiye ekonomisine bakışı, yaz aylarına girilirken belirgin biçimde yumuşadı. Bu eğilimin son halkası Bank of America oldu. Kurum, 2026 için cari açık beklentisini 60 milyar dolardan 52 milyar dolara, yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 30'dan yüzde 29,5'e çekti. Ne var ki yeni rakamlar, yerli piyasanın ortalama beklentisiyle yan yana konduğunda BofA'nın hâlâ temkinli kanatta durduğunu gösteriyor.
Tahminler indi, piyasa daha iyimser
TCMB'nin 8 ile 10 Haziran arasında 68 katılımcıyla yaptığı Piyasa Katılımcıları Anketi'nde 2026 cari açık beklentisi 49,2 milyar dolar, yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 29,14 olarak çıkmıştı. BofA'nın güncellediği 52 milyar dolar ve yüzde 29,5'lik tahminler bu konsensüsün bir miktar üzerinde. Yani küresel bir banka tahminini aşağı yönlü revize etse bile, yerli kurumların ortalamasına kıyasla daha ihtiyatlı bir tablo çiziyor.
Aradaki fark büyük değil ama yönü açısından anlamlı. Cari açıkta BofA, piyasa ortalamasının yaklaşık 3 milyar dolar üzerinde duruyor; enflasyonda da farkın yönü yine BofA'nın daha yüksek tahmininden yana.
Petrol ve İran görünümü neyi değiştirdi
Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da bankalar ve varlık yönetim şirketleriyle bir araya gelen Hande Küçük, David Hauner ve Claudio Irigoyen'den oluşan BofA ekibi, makro ortamın olumluya döndüğünü kaydetti. Analistlere göre ABD ile İran arasında bir anlaşma olasılığı ve petrol fiyatlarındaki sert düşüş, enflasyon, cari denge ve rezervler üzerindeki kısa vadeli riskleri hafifletti. Haziran'da açıklanan olumlu enflasyon verisi, turizm gelirlerindeki dayanıklılık, ithalattaki yavaşlama ve sınırlı dolarizasyon da yaz boyunca sermaye girişlerini ve bir miktar rezerv birikimini destekledi.
ABD ile İran arasında anlaşma haberinin ardından makroekonomik görünüme ilişkin görüşler daha yapıcı bir hal aldı.
BofA ekonomistleri · İstanbul toplantı notlarıSıradaki adım TCMB'de
BofA, TCMB'nin atacağı ilk adımın bir haftalık repo ihalelerinin yeniden başlatılması yoluyla operasyonel normalleşme olacağını öngörüyor. Enflasyon ve rezervler destekleyici seyrini korursa, Ekim ayında 100 baz puanlık bir politika faizi indirimi için zemin oluşabileceği belirtiliyor. Analistler altın fiyatlarındaki dalgalanmayı hem TCMB rezervleri hem de bankacılığın döviz likiditesi için önemli ama yönetilebilir bir risk olarak tanımlıyor. Bir sonraki seçim için en olası zaman ise hâlâ 2027 sonbaharı olarak görülüyor.
Tablonun özeti şu: yabancı kurumların Türkiye'ye dönük endişesi azalıyor, ancak BofA örneğinde bu iyimserlik piyasa ortalamasının bir adım gerisinde kalıyor. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak enflasyon verileri ve TCMB'nin atacağı operasyonel adımlar, bu makasın hangi yöne kapanacağını belirleyecek.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





