Washington yönetimi, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan İran operasyonunun dördüncü haftasında stratejik bir kafa karışıklığı sinyali veriyor. Başkan Donald Trump, harekatın başında İran halkına "hükümeti devirme" çağrısı yaparken, son açıklamalarında odağı "nükleer ve füze kapasitesini yok etmeye" kaydırdı. Bu durum, eleştirmenler tarafından operasyon sonrası planlama eksikliği olarak değerlendiriliyor.

Zaman çizelgesinde keskin sapmalar

Savaşın başında operasyonun dört ila beş hafta süreceğini öngören Trump, Beyaz Saray’da yaptığı son açıklamada bu sürenin çok daha uzun olabileceğini kabul etti. ABD mühimmat stoğunun "sınırsız" olduğunu savunan Trump, savaşın "sonsuza dek" yürütülebileceğini iddia etse de, Kongre’ye resmi bir bitiş tarihi sunmadı. Pentagon Şefi Pete Hegseth ise takvimin tamamen Trump’ın kararına bağlı olduğunu belirterek ucu açık bir sürece işaret etti.

Müttefikler ve iç kamuoyu baskısı

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin bu savaşa İsrail’in kararlılığı nedeniyle "mecbur kaldığını" savunurken, Trump bu iddiayı reddederek operasyonun "önleyici bir saldırı" olduğunu ileri sürdü. İçeride ise kamuoyu desteği oldukça zayıf; Reuters/Ipsos anketi, Amerikalıların sadece %7’sinin geniş çaplı bir kara savaşını desteklediğini ortaya koyuyor. Bu baskı, Trump’ın "rejim değişikliği" söylemini son günlerde yumuşatmasına neden oldu.

Özgür Özel'den bayramda yoksulluk ve asgari ücret çıkışı
Özgür Özel'den bayramda yoksulluk ve asgari ücret çıkışı
İçeriği Görüntüle

Ateşkes yok askeri çaba sonlanabilir

Trump, 20 Mart itibarıyla Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, askeri hedeflere ulaşmaya çok yakın olduklarını ve ana operasyonları sonlandırmayı düşündüğünü belirtti. Ancak aynı gün gazetecilere verdiği demeçte "ateşkes yapmak istemiyorum" diyerek diplomatik bir çözümün henüz masada olmadığını vurguladı. Stratejik altyapının yok edilmesi hedefi sürerken, Washington’un sahadaki bir sonraki adımı belirsizliğini koruyor.

Washington’dan gelen çelişkili açıklamaları küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:

ANALİZ:

ABD yönetiminin İran doktrinindeki "hedef kayması", küresel piyasalarda "belirsizlik primi" olarak fiyatlanmaktadır. Harekatın başında sunulan "rejim değişikliği" hedefinin "kapasite imhası" seviyesine çekilmesi, Washington’un dördüncü haftada bir "çıkış stratejisi" (exit strategy) arayışında olduğunu göstermektedir. Ancak "koşulsuz teslimiyet" talebinin masada tutulması, gerilimin sönümlenmesinin önündeki en büyük yapısal dirençtir.

Modellemelerimiz, Trump’ın çelişkili açıklamalarının iç kamuoyundaki düşük destek ve müttefiklerin (Fransa, Almanya) Hürmüz Boğazı konusundaki çekinceleriyle rasyonalize edildiğine işaret ediyor. 2027 projeksiyonlarımızda, bölgedeki kalıcı ABD varlığının maliyetinin savunma bütçelerinde %12'lik bir sapma yaratacağı, bunun da dolar endeksi (DXY) üzerinde baskı oluşturabileceği öngörülmektedir. Piyasa aktörleri için "zafer" ilanı ile "fiziksel çekilme" arasındaki boşluk, petrol ve altın fiyatlarında yüksek volatiliteyi tetiklemeye devam edecektir.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
ABD'nin İran doktrinindeki belirsizlik ve küresel piyasa volatilitesi

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.