Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nun gündeminde bu hafta Türkiye'ye ilişkin önemli bir oylama var. 17 Haziran'da ele alınacak 2026 Türkiye raporu taslağına, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında yaptırım listesine alınması çağrısı girdi. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada girişimi sert bir dille reddetti.
Raporun hazırlanmasında kilit rol oynayan Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilič, taslağın neden Gürlek'i hedef aldığını T24'ten Cansu Çamlıbel'e açıkladı. Prebilič, Gürlek'i "siyasi motivasyonla yürütülen yargılamaların baş aktörü" olarak tanımladı ve önerilen yaptırımların AB sınırları içindeki mal varlıkları ile banka hesaplarının dondurulmasını kapsadığını belirtti. Giriş yasağı ise gündemin dışında.
İddialara karşı Ankara'nın ilk yanıtı
Avrupa Parlamentosu raporları üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.
Adalet Bakanı Akın GürlekBakan Gürlek, Türk yargısının kararlarını anayasa ve kanunlar çerçevesinde verdiğini vurguladı. Devam eden yargı süreçlerinin çarpıtılarak siyasi kampanya malzemesi yapılmasını ve "mesnetsiz ithamlarda bulunulmasını" ancak ideolojik ön yargıyla açıkladı. Ayrıca raporda imzası bulunan Slovenyalı parlamenterin kendi siyasi kariyerindeki etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına dikkat çekerek "Kendi kariyerine baksın" ifadesini kullandı.
Mevcut bilgilere göre AP, Ankara'yı taslak hakkında önceden bilgilendirdi ve raportör ekibine "Bu ismi çıkartmanız için yapabileceğimiz bir şey var mı" sorusu yöneltildi. Prebilič, bu soruya olumsuz yanıt verildiğini aktardı.
Tarihsel bağlam: Listede kimler var
Şu an AB yaptırım listesinde Rusya, Suriye, Venezuela, İran, Belarus, Sudan ve Myanmar'dan toplam 136 kişi bulunuyor. Türkiye'den bir ismin bu listeye eklenmesinin Avrupa Parlamentosu tarafından talep edilmesi, Türkiye-AB ilişkileri tarihinde bir ilk olacak.
Raporun bağlayıcılığı ne ölçüde
AP raporları tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir; hukuki bağlayıcılığı yoktur. Ankara'nın uzun süredir bu raporları "yok hükmünde" sayma eğilimi taşıdığı biliniyor. Yaptırımın fiilen hayata geçmesi için AB Konseyi kararı gerekirdi. Buna karşın 17 Haziran oylaması, Türkiye ile AB arasındaki halihazırda gergin ilişkilerin seyrini izleyen piyasalar açısından yakından takip edilen bir siyasi sinyal olma özelliği taşıyor.
136kişi şu an AB yaptırım listesinde; tamamı Rusya, Suriye, Venezuela, İran, Belarus, Sudan ve Myanmar'dan. Türkiye'den bir ismin eklenmesi, AP tarihinde bir ilk olacak.





