Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Mersin'de yükselen Türkiye'nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS sahasında teknik incelemelerde bulundu. Birinci reaktörün "beyni" olarak nitelendirilen kontrol odasını ziyaret eden Bayraktar, inşaat süreçlerinde yüzde 99 seviyesine gelindiğini resmen teyit etti. Ziyaret kapsamında Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev ile bir araya gelen Bayraktar, projenin enerji arz güvenliği ve teknolojik dönüşümdeki kritik rolüne vurgu yaptı.

Enerji arz güvenliğinde yeni dönem
Türkiye'nin 70 yıllık nükleer enerji vizyonunda somut aşamaya geçilirken, birinci reaktördeki çalışmaların tamamlanma noktasına gelmesi elektrik üretim portföyünde köklü bir değişimin habercisi olarak değerlendiriliyor. Bakan Bayraktar, nükleer enerjinin sadece bir elektrik üretim aracı olmadığını, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve teknolojik atılımın anahtarı olduğunu ifade etti. Projenin mevcut aşaması, Türkiye'nin baz yük enerji ihtiyacının karşılanmasında dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin merkezinde yer alıyor.

Nükleer kapasitede 2050 projeksiyonu
Hükümetin nükleer enerji stratejisi yalnızca Akkuyu ile sınırlı kalmıyor. Bakan Bayraktar, Sinop ve Trakya'da planlanan yeni nükleer santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörlerin (SMR) de üretim portföyüne ekleneceğini belirtti. Bu kapsamda Türkiye'nin 2050 yılına kadar toplam nükleer kurulu gücünü 20 bin megavata çıkarma hedefi, uzun vadeli enerji projeksiyonlarının ana eksenini oluşturuyor.
ANALİZ:
Endeks24 analistlerinin indirgenmiş nakit akımları (İNA) ve enerji maliyet modellemelerine göre, Akkuyu NGS'nin tam kapasite devreye girmesi Türkiye'nin cari açığı üzerinde doğrudan daraltıcı bir etki yaratacaktır. Yüzde 99'luk tamamlanma oranı, birinci ünitenin test süreçlerine geçişi için operasyonel risklerin minimize edildiği bir aşamayı temsil etmektedir.
Şirketin ve projenin operasyonel performans verileri üzerinden yapılan rasyo analizleri sonucunda, nükleer enerjinin toplam enerji sepetindeki payının artması, sanayinin ihtiyaç duyduğu kesintisiz ve öngörülebilir maliyetli elektrik arzını stabilize edecektir. Sinop ve Trakya projelerinin de dahil edilmesiyle oluşacak 20 bin megavatlık kapasite, Türkiye’nin bölgesel bir enerji hub’ı olma vizyonunu yapısal olarak desteklemektedir. Mevcut ilerleme hızı, 2026 yılı içerisinde enerji piyasalarında nükleer kaynaklı fiyatlama dinamiklerinin daha belirgin şekilde izleneceğini göstermektedir.
Endeks24 Analiz Masası
Enerji Yüzyılında Stratejik Dönüşüm Analizi
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Veriler rasyonel analiz metodolojileri ile yorumlanmıştır.




