Sel sularının çekildiği tarlada ürününü kaybeden çiftçinin elinde çoğu zaman geçerli bir sigorta poliçesi bulunmuyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'ne göre 2026'nın ilk altı ayında yaklaşık 900 bin dekar tarım alanı afetlerden zarar gördü, bu alanın yaklaşık yarısını sel ve su baskınları vurdu. Zararın karşılanmasını belirleyen ayrım ise net: TARSİM kapsamındaki üreticinin kaybı tazmin edilirken, sigortasız çiftçi büyük ölçüde kendi başına kalıyor.
Sigortasız çiftçi afet zararını nasıl karşılayacak
Yanıt kısa: büyük ölçüde karşılayamıyor. TARSİM kapsamındaki üreticinin dolu, sel ya da fırtına zararı poliçe üzerinden tazmin edilirken, sigortası olmayan çiftçi için devreye girecek otomatik bir güvence bulunmuyor. Konu, ekonomi gündemindeki tarımsal destek tartışmasının da merkezinde: TZOB, bu üreticiler için devletten nakit yardım ve banka borçlarının yapılandırılmasını talep ediyor.
Bayraktar'ın aktardığı tabloya göre yılın ilk yarısında 28 ilde sel ve su baskını, 22 ilde don, 14'er ilde aşırı yağış ve dolu, 9'ar ilde fırtına ve aşırı kar, 6'şar ilde ise heyelan ve hortum görüldü. Zarar gören yaklaşık 900 bin dekar alanın yarısına yakınını tek başına sel ve su baskınları oluşturdu. Afet yalnızca hasat edilecek ürünü değil, çiftçinin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik harcamasını da geri dönüşsüz biçimde siliyor.
Sigortalılık neden düşük kalıyor
TARSİM devlet destekli bir sistem olmasına karşın, tarlada sigortalı alan oranı hâlâ düşük. Bayraktar bunun başlıca nedenini, prim desteğine rağmen primlerin çiftçi gelirine göre yüksek kalmasına bağlıyor. Sonuç, afet her vurduğunda aynı yerden dönen bir kısır döngü: en savunmasız üretici, güvence ağının tam da dışında kalan üretici oluyor.
'Bereketli bir sezon' diyerek hiçbir üreticimiz göz ardı edilmemelidir.
Şemsi Bayraktar · TZOB Genel BaşkanıBayraktar, 2025-2026 sezonunun ülke geneli için bereketli geçeceğine dikkat çekiyor. Ancak bu tablo, ürününü ve gelirini afete kaptaran üretici için geçerli değil. Birlik, sigortası olsun olmasın zarar gören çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının yapılandırılmasını, sigorta kapsamı dışında kalanlara ise nakit destek verilmesini istiyor.
Afetler nasıl bu noktaya geldi
Son iki sezon, üreticinin neden bu kadar kırılgan olduğunu anlatıyor. Geçen yılın tarihi don felaketi ve ardından gelen kuraklığın izleri silinmeden, 2026 aşırı yağış ve selle açıldı.
Bayraktar, iklime bağlı afetlerin yalnızca Türkiye'de değil dünyada da arttığını, FAO verilerine göre afetlerin tarıma verdiği yıllık zararın 1990'larda 64 milyar dolar iken son yıllarda 144 milyar dolara çıktığını hatırlatıyor. Üreticinin sahada kalmaması hâlinde tablonun gıda arzı ve gıda enflasyonu tarafına da yansıyacağı uyarısını yineliyor.
Sık sorulan sorular
TARSİM afet zararını karşılıyor mu
TARSİM, Tarım Sigortaları Havuzu'nun kısaltmasıdır ve devlet destekli bir sistemdir. Dolu, sel, su baskını, fırtına, hortum, heyelan gibi risklerdeki zarar poliçe kapsamında tazmin edilir ve primin önemli bir bölümü devlet tarafından desteklenir. Teminat yalnızca poliçesi olan, kayıtlı üreticiler için geçerlidir.
Sigortası olmayan çiftçi ne yapabilir
TZOB, TARSİM kapsamı dışındaki üreticiler için devletten nakit yardım ve banka borçlarının yapılandırılmasını talep ediyor. Geçen yıl don felaketinde benzer bir yol izlenmiş, sigortasız üreticilere yaklaşık 50 milyar liralık destek sağlanmıştı.
Sigortalılık oranı neden düşük
Bayraktar'a göre temel neden, devlet prim desteğine rağmen primlerin çiftçi gelirine göre yüksek kalması. Prim yükünün gelirle daha dengeli hale getirilmesi, kapsamı genişletecek adımların başında görülüyor.




