ABD’nin Türkiye menşeli ürünlere getirdiği yüzde 12,5 oranındaki ek Section 301 tarifesi, zeytin ve zeytinyağı ihracatında rekabet baskısını artırdı. 24 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenleme Türkiye’ye mevcut gümrük vergilerinin üzerine ilave yük getirirken, Avrupa Birliği ürünlerinde toplam tarife yüzde 10 düzeyinde sınırlandırılıyor. Sektör temsilcileri, Tunus’un yeni ek tarife kapsamı dışında kalmasının ABD pazarındaki fiyat rekabetini daha da zorlaştırdığı görüşünde.

ABD Ticaret Temsilciliğinin Section 301 bildirimine göre Türkiye, yüzde 12,5 ek tarife uygulanan ekonomiler arasında yer alıyor. Bildirim, uygulamanın zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatına ilişkin yasakların uygulanması konusunda yürütülen soruşturmalar kapsamında alındığını gösteriyor. Türkiye için oran genel olarak yüzde 12,5 olarak belirlenirken, bildirim eklerindeki ürün istisnaları saklı tutuluyor.

DFİF desteği yeniden gündemde

Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, ABD’nin Türkiye açısından en önemli zeytin ve zeytinyağı ihracat pazarlarından biri olduğunu belirterek tarife farkının rakip ülkeler lehine sonuç doğurduğunu söyledi. Alhat, üç yıl önce kaldırılan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu desteklerinin yeniden devreye alınmasını talep etti.

Alhat’ın değerlendirmesine göre sektör, döviz kuru ve yüksek finansman maliyetlerinin yanında yeni tarife yükünü de taşımak zorunda kalıyor. İhracatçılar son dönemde fiyat rekabetini korumak için marjlarından feragat ederken yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinden yararlanıyor. Alhat, yüzde 12,5’lik ek yükün ihracatçıların tek başına karşılayabileceği seviyenin üzerine çıktığını savundu.

Önceki DFİF yapısında ambalaj küçüldükçe ve Türk markası kullanıldıkça destek tutarı yükseliyordu. Alhat’ın aktardığı eski uygulamada Türk markalı, 1 litre ve daha küçük ambalajlı zeytinyağı için ton başına 650 dolar, sofralık zeytin için ton başına 260 dolar destek sağlanıyordu. Sektörün talebi, benzer bir mekanizmanın güncel dış ticaret koşullarına göre yeniden değerlendirilmesi yönünde.

Pazar kaybı tedarik zincirine yayılabilir

ABD PAZARINDA YENİ MALİYET

Türkiye için rekabet farkını büyüten tarife

%12,5

Türkiye menşeli ürünlere uygulanan Section 301 ek tarifesi

Hanehalkında altın tercihi yüzde 41,3'e yükseldi
Hanehalkında altın tercihi yüzde 41,3'e yükseldi
İçeriği Görüntüle

Avrupa Birliği

MFN vergisiyle birlikte toplam oran yüzde 10’a tamamlanacak şekilde Section 301 tarifesi uygulanıyor.

Tunus

Sektör temsilcilerine göre yeni ek tarife kapsamı dışında kalması, Türk ürünleri açısından fiyat rekabetini zorlaştırıyor.

Kaynak: ABD Ticaret Temsilciliği, Federal Register · yürürlük 24 Temmuz 2026

Ambalajlı ihracatta pazar payının gerilemesi yalnız ihracatçı şirketleri etkilemeyebilir. Alhat, olası kaybın üreticiden işleyiciye, ambalaj sanayisinden lojistiğe kadar uzanan zincirde baskı yaratabileceğine dikkat çekti. Özellikle ABD’de yıllar içinde kurulan dağıtım kanalları ve marka ilişkilerinin kaybedilmesinin, tarife maliyetinden daha uzun süreli bir sonuç doğurabileceği değerlendiriliyor.

Yeni tarife baskısı, Türk zeytinyağı ihracatının zaten zayıfladığı bir döneme denk geldi. Zeytinyağında pazar kaybı riskinin arttığı dönemde ABD’de oluşan yeni maliyet farkı, ihracatçıların fiyatlama ve pazar koruma stratejilerini daha kritik hale getiriyor.

Sektörün kısa vadeli beklentisi, ABD nezdindeki girişimlerle Türkiye aleyhine oluşan tarife farkının azaltılması. İçeride ise DFİF benzeri ihracat desteklerinin yeniden devreye alınması talep ediliyor. Tarife farkı kalıcı hale gelirse, asıl riskin tek sevkiyattaki maliyet artışından çok, raf ve dağıtım kanallarında rakip ülkelere alan açılması olacağı belirtiliyor.