ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın küresel ekonomik bağlantılarını kesmeye yönelik “ekonomik dışlama” operasyonunun 24 Ağustos itibarıyla başlatıldığını açıkladı. Washington’ın yeni adımları dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve taşımacılığı hedeflerken, İran’la ekonomik ilişkiyi sürdüren üçüncü ülke şirketleri ve finans kuruluşları için ikincil yaptırım riskinin de genişletileceği bildirildi.
Bessent, basın toplantısında Hazine Bakanlığı ile diğer ABD kurumlarının İran’ın petrol satışı ve yaptırımlardan kaçınmak için kullandığı bağlantı noktaları, aracılar ve ağları haritaladığını söyledi. Hedefin, İran yönetimi ile Devrim Muhafızları Ordusu’na gelir sağlayan kanalları kademeli biçimde kapatmak olduğunu belirtti.
Açıklama, Endeks24’ün aynı gün yayımladığı İran’ın ticaret ortaklarına uzanacak yaptırım planının uygulama aşamasına geçtiğini gösteriyor. Sabah saatlerinde hedef listesinin kapsamı henüz açıklanmamıştı; Bessent’in basın toplantısıyla birlikte beş sektör ve ikincil yaptırım çerçevesi netleşti.
YENİ YAPTIRIM ÇERÇEVESİ
İran’la ticaret üçüncü taraflar için doğrudan risk alanına giriyor
Washington’ın yeni operasyonu, yaptırım baskısını İran’ın kendi kurumlarının ötesine taşıyarak ekonomik ilişkiyi sürdüren yabancı aktörlere yöneltiyor.
DOMİNANT RİSK
İkincil yaptırım baskısı genişliyor
Bessent, İran’la ekonomik etkileşimi kolaylaştıran aktörlerin ABD finans sistemine erişim ve yaptırım sonuçlarıyla karşı karşıya kalabileceğini açıkladı.
01
Dijital varlıklar
02
Teknoloji
03
Altın
04
Havacılık
05
Taşımacılık
5 sektör hedefte
Kaynak: Scott Bessent’in 24 Ağustos 2026 açıklaması · ABD Hazine Bakanlığı ve OFAC İran yaptırımları çerçevesi
İkincil yaptırım riski üçüncü ülkelere uzanıyor
Bessent, İran adına kara para aklamayı kolaylaştırdığı belirlenen kuruluşların ABD doları sisteminden çıkarılabileceğini, ülkelere Washington’ın tespit ettiği faaliyetleri sona erdirmeleri için belirli süreler verildiğini söyledi. Süre içinde adım atılmaması halinde Hazine Bakanlığının kendi yetkilerini kullanacağını ifade etti.
Bu yaklaşım, yaptırımın yalnız İran içindeki kişi ve kuruluşlarla sınırlı kalmayacağı anlamına geliyor. Bessent’in sözleri, İran petrolünün satın alınması ve taşınması, döviz işlemleri, serbest ticaret bölgeleri üzerinden fon aktarımı ve yaptırım kapsamındaki ticari ağlara aracılık edilmesi gibi faaliyetlerin üçüncü ülkelerde de inceleme konusu yapılacağını gösteriyor.
OFAC’ın İran yaptırımları programı, İran’la bağlantılı işlemlerde petrol, finans, deniz taşımacılığı ve havacılık dahil farklı alanlara ilişkin yaptırım ve uyum kurallarını bir arada tutuyor. Hazine Bakanlığı haziranda yayımladığı Economic Fury yaptırım duyurusunda da yabancı şirketler ile gerektiğinde yabancı finans kuruluşlarının yaptırım riskiyle karşılaşabileceğini belirtmişti.
OFAC 60’tan fazla hedef için eş zamanlı adım attı
Bessent, OFAC’ın aynı anda dünya genelinde 60’tan fazla kuruluş, kişi ve gemiye yaptırım uyguladığını bildirdi. ABD yönetimi bu hedefleri, İran’ın nükleer ve füze teknolojisi tedariki, siber operasyonları ve petrol geliri elde etmesine imkân sağlayan ağlarla ilişkilendiriyor. Bu nitelendirmeler ABD yönetiminin yaptırım gerekçelerini yansıtıyor; yaptırım kaydı tek başına bir ceza mahkûmiyeti anlamına gelmiyor.
Washington’ın yeni çizgisinde asıl değişiklik, yaptırımların kapsamından çok uygulama hızında ve üçüncü taraflara verilen mesajda görülüyor. Bessent, İran’la ekonomik ilişkiyi sürdüren aktörlerin ABD finans sistemiyle bağlarını koruyabilecekleri varsayımının artık geçerli olmadığını savunarak kampanyanın her gün daha da genişletileceğini söyledi.




