Türkiye, yaz sıcaklarının yükselmesiyle yeni orman yangını sezonuna girdi. 26 Haziran'da Balıkesir'in Bigadiç, Antalya'nın Aksu ve Çanakkale'nin Ezine ilçelerinde aynı gün çıkan arazi yangınları ormana sıçradı; üçüne de havadan ve karadan müdahale edildi. Bu tablo, 2025'te 80 binden fazla hektarın kül olduğu, onlarca canın yitirildiği ve faturası milyarlarca lirayı bulan ağır bir yılın hemen ardından geldiği için ayrı bir önem taşıyor.
2026 sezonu nasıl başladı
Bugünkü yangınlar bu yılın ilki değil. Balıkesir'de geçen hafta Burhaniye, Taylıeli, Kepsut ve Susurluk'ta orman ve arazi yangınları çıkmış, Balıkesir Valiliği 15 Haziran'da il genelinde ormanlara girişi yasaklamıştı. İzmir Valiliği de 1 Haziran ile 31 Ekim arasında benzer bir yasak ilan etti. Çanakkale Valiliği ise yalnızca haziranda dikkatsizlik ve ihmalle çıkan yangınlar nedeniyle 26 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. Yani sezon haftalardır sürüyor; bugünkü Bigadiç, Aksu ve Ezine yangınları, sıcak hava dalgasıyla yoğunlaşan günlerden biri oldu.
Geçen yıl ne kadar orman yandı
2025, Türkiye'nin yakın tarihindeki en ağır yangın yıllarından biriydi. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yıl boyunca 53 ilde çıkan yangınlarda 80 binden fazla hektar kül oldu; en büyük kayıp 20 binden fazla hektarla İzmir'de yaşandı. İstanbul Üniversitesi'nden Doç. Dr. Serhun Sağlam'ın derlemesine göre 2025'te 2.800'ü orman, 4.000'i kırsal olmak üzere 6.800 yangın çıktı ve yanan alan bakımından 2021'in ardından ikinci en yüksek seviyeye ulaşıldı. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'nin (EFFIS) verilerini değerlendiren İktisadi Kalkınma Vakfı ise 30 hektarın üzerindeki olaylarda 162 bin hektarın yandığını, bunun izlenen ülke ortalamasının iki katından fazla olduğunu kaydetti.
En maliyetsiz, en kolay, hiçbir bedeli olmayan yangın söndürme yöntemi, yangının çıkmamasını sağlamaktır.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YumaklıFaturası ekonomiye ne kadar ağır
Yangınların bedeli yalnızca ağaç kaybı değil. TBMM'ye sunulan bir soru önergesine verilen yanıta göre 2025'in ilk yedi ayında 41 binden fazla hektar ormanlık alan zarar gördü; uzmanlar bir hektar genç kızılçam ormanının yanmasının, yeniden ağaçlandırma maliyetiyle birlikte yaklaşık 600 bin liraya mal olduğunu belirtiyor. Bu hesapla yalnızca orman kaybının faturası 25 milyar lirayı aşıyor. Sigorta sektörü verileri tabloyu daha da büyütüyor: yangın branşında 2025'in ilk dokuz ayında 26,8 milyar lira brüt hasar ödendi, sanayi tesislerindeki doğrudan zarar 7,7 milyar lirayı geçti. Turizm iptalleri, arıcılık, erozyon ve su havzalarındaki tahribat eklendiğinde gerçek kaybın çok daha yüksek olduğu ifade ediliyor.
Yangınların asıl nedeni ne
Resmî istatistikler nedenler konusunda nettir. OGM'nin son on yıllık verilerine göre çıkış nedeni bilinen yangınların büyük bölümü insan kaynaklı; ihmal ve dikkatsizlik tek başına yaklaşık yüzde 30 pay tutuyor, bunu yıldırım gibi doğal nedenler ve kazalar izliyor. Yanan alan bakımından enerji nakil hatları ile anız yakma başı çeken etkenler arasında. Uzmanlar 2025'te tarım makinelerinden sıçrayan kıvılcımların rüzgârla ormana ulaşmasının öne çıktığını vurguluyor. Sosyal medyada sık dile getirilen kasıtlı yakma ve sabotaj iddialarına gelince, bakanlık kayıtlarında kasıt kaynaklı yanan alanın payı yüzde 5'in altında kalıyor.
Türkiye'nin müdahale gücü yetiyor mu
Orman Genel Müdürlüğü, 2026 sezonuna Cumhuriyet tarihinin en büyük filosuyla girdiğini açıkladı: 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı, havadan 462 ton su atma kapasitesi, 1.953 arazöz ve 776 gözetleme kulesi. Ülkenin orman varlığı 23,4 milyon hektara, yani yüzölçümünün yüzde 30'una ulaştı. Ancak kapasite tartışması sürüyor. Eleştirilere göre OGM'nin personel sayısı son yıllarda azaldı, binlerce kadro boş duruyor ve koruma bütçesinin önemli bölümü zamanında kullanılmıyor. 2025'te hava filosunun 2020'ye göre dört katına çıkmasına rağmen yanan alanın da dört kat artması, yalnızca söndürmeye odaklı yaklaşımın yetmediği yönündeki uyarıları güçlendiriyor.
Komşularda ve Akdeniz'de durum ne
Türkiye bu tabloda yalnız değil. 2025'te Avrupa genelinde bir milyon hektarın üzerinde alan yandı; İspanya, Portekiz, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk ve Karadağ en çok etkilenen ülkeler arasındaydı ve kıtada en az 30 kişi hayatını kaybetti. Yunanistan'da yangınla mücadele kadrosunun 3 binin altına gerilemesi, yapısal zafiyetin yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını gösteriyor. Suriye'nin Lazkiye kıyılarında da geçen yaz geniş alanlar yandı. Bilim insanları ortak nedenin altını çiziyor: Akdeniz, küresel okyanus ortalamasından iki ila üç kat daha hızlı ısınıyor ve bu durum yangın sezonunu hem uzatıyor hem şiddetlendiriyor.
Bakan Yumaklı geçen yıl ekim ayına kadar teyakkuz çağrısı yapmıştı; bu yıl da takvim benzer işliyor. Dünya Bankası'nın hesabına göre önlemeye harcanan her 1 dolar, söndürme maliyetinde 3 dolara kadar tasarruf sağlıyor. Bigadiç, Aksu ve Ezine'de bugün yükselen dumanlar, sezonun daha çok yeni başladığını hatırlatıyor.




